Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/17246 E. 2013/12521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/17246
- Karar No
- 2013/12521
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi A.Ş. Vekili Av. ... 2...Taş. Mu. İst. Yap. ve İş. A.Ş. Vekili Av. ... Dava Türü : İşe iade Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Turtalya Şirketi vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle geçersiz olarak feshedildiğini belirtilerek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir. Davalı Tüv-Türk AŞ vekili, davanın şirket aleyhine ikamesinin mümkün olmadığını belirtirken davalı Turtalya vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece 10.10.2011 tarih ve 2010/668 E.,2011/488 K.sayılı kararı ile verilen işe iade kararı, Yargıtay 22.Hukuk Dairesince 04.05.2012 tarih ve 2011/18548 E., 2012/8728 K.sayılı kararı ile davalı şirketler arasındaki ilişkinin 4857 sayılı Yasanın 2/6-7 maddeleri yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş olup mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı dikkate alınarak feshin sendikal nedenle yapıldığı belirtilerek davalı Tüv-Türk A.Ş yönünden reddine, davalı Turtalya A.Ş. yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davacı ve davalı Turtalya AŞ vekili temyiz etmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde yapılan tanıma göre, “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverene alt işveren denilir”. Bunlara ayrıca, taşeron, aracı, müteahhit, alt yüklenici gibi isimler de verilmektedir. Alt-asıl işveren arasındaki ilişki, niteliğine göre, eser, taşıma, kira gibi sözleşmelere dayanır. Alt işveren üstlendiği işi sözleşme koşulları doğrultusunda, ama kendi adına ve bağımsız bir biçimde yürütür. Çalıştırdığı işçilerle kendi adına iş sözleşmesi yapar; gerekli talimatları verir; işçilere ücretlerini kendisi öder; ücret bordrolarını düzenler; SSK primlerini yatırır. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için; alt işveren, işçilerini asıl işverene ait işyerinde, asıl işverenden aldığı iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştırıyor olmalı ve asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde ya da asıl işin bir bölümünde çalıştırmalıdır. Bu anlamda verilen iş süreklilik arzetmeli, anahtar teslimi verilmiş olmamalıdır. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılmasında işçi açısından yarar vardır. Muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren, ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerekir. Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35. maddesine göre “Araçların muayeneleri Ulaştırma Bakanlığına ait muayene istasyonlarında veya bu Bakanlık tarafından işletme yetki belgesi ile yetki verilmesi halinde ise, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait muayene istasyonlarında yapılır. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini Ulaştırma Bakanlığının onayı ile alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşulu ile devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz”. Dosya içeriğine göre davalı TÜV-TÜRK Şirketi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35. Maddesi uyarınca araçları muayenelerini yapmak ve istasyon açmak üzere Ulaştırma Bakanlığı’ndan yetki almıştır. Davacı işçiyi de bu kapsamda adı geçen davalı tarafından işe alınmıştır. Ancak davacının çalıştığı işyeri davalı TÜV-TÜRK Şirketi tarafından diğer davalı Turtalya şirketine işçileri ile birlikte devredilmiştir. Somut uyuşmalıkta, davacının iş sözleşmesi sendikaya üye olduktan sonra “işyeri kurallarına aykırı araç muayene işlemi ile davacının işyerinde kavga etmesi üzerine disiplin cezaları aldığı, son olarak 04.10.2010 tarihindeki denetimlerde hatalı araç muayenesinin tespiti üzerine savunması alınarak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği " belirtilmiştir. Dinlenen tanık beyanları, davacının, işyeri yetkilisi hakkında yaptığı ve neticesinde işyeri yetkilisinin mahkumiyeti ile sonuçlanan ceza dosyası, sendikanın yetki prosedürüne ilişkin yazılar ile sendikaya üye olan, istifa eden, istifa eden işyerinde halen çalışan işçisi sayısı ile sendika üyesi olup işten çıkarılan işçisi sayısı ve 15.02.2011 tarihli iş müfettişi raporu, davacı tanığı ...'ın açtığı işe iade davası sonucunda Antalya 3. İş Mahkemesince verilen 23.11.2012 tarih ve 2012/285 E., 2012/764 K sayılı iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedenlere dayandığına dair işe iade kararının temyizi üzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesince 31.01.2013 tarih ve 2013/1627 E., 2013/3805 K sayılı kararı ile onandığı da görülmekle işverence yapılan feshin haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, davacının sendikal faaliyetleri nedeniyle yapıldığı kanıtlandığından, işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. Maddesi uyarınca belirlenmesi isabetli olup bu nedenle davalının temyizi yerinde görülmemiştir. Ancak, davalı Tüv Türk AŞ şirketinin asıl işveren olarak kabul edilmemesi ve davanın bu şirket yönünden reddedilmesi hatalı bulunmuştur. Zira davalı TÜV-TÜRK asıl işini diğer davalıya devretmiştir. 2918 sayılı Kanunun 35. Maddesi ile tanınan bir yetki olduğundan, davalının asıl işini bu şekilde vermesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/5 maddesine aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki gerek işletim sözleşmesindeki ayrıntılı hükümler gerekse işçilerin Tüv-Türk Şirketi tarafından alınarak eğitime tabi tutulması ve sonrasında diğer şirketlere devredilmesi, kontrol ve denetim yükümlülüğünün Tüv-Türk Şirketine ait olması, alt işleticisinin eylemlerinden Tüv Türk şirketinin sorumluluğunun devam etmesi gibi gerek Yönetmelik hükümleri gerekse işletim sözleşmesi ve 2918 sayılı Yasanın 35.maddesinden anlaşılmıştır. 2013/17246 -2013/12521 S/4 Davalı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilmeli, bu şekilde asıl işverenin işe iadenin sonuçlarından diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu cihetine gidilmelidir. ( aynı yönde Yargıtay 9 HD, 28.01.2013 tarih ve 2012/21569 E.-2013/3163 K sayılı kararı) 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının alt işveren Turtalya Araç Muayene İst.Yap.İşl.AŞ işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tazminat miktarının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. Maddesi uyarınca davacının takdiren 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE, davacı işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatının yapılacak bu ödemeden mahsubuna, 5.Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 17,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 7,15 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6.Davacının yaptığı 550,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptıkları yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 03.07.2013 tarihinde oybirliği KESİN olarak ile karar verildi.