Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15031 E. 2013/11970 K. – İşe İade

Konu: İşe İade

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15031
Karar No
2013/11970
Karar Tarihi
Konu
İşe İade

Taraflar arasındaki işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde tıbbi tanıtım mümessili olarak çalıştığını, davalı tarafça iş akdine ekonomik koşullar çerçevesinde yeniden yapılandırma ve saha organizasyonunda toplu işçi çıkartılması gerekçesiyle son verildiğini, toplu işçi çıkartılması koşullarına uyulmadığını, ileri sürülen fesih sebeplerinin geçerli olmadığını, davalı işverenliğin halen büyümekte olduğunu ve yeni eleman alımları yapıldığını, feshin son çare olma ilkesine uyulmadığını beyanla feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, boşta geçen süre için 4 aylık ücret ve işe başlatılmaması halinde 8 aylık tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacının iş akdinin ekonomik nedenle toplu işçi çıkarmaya ilişkin İş Kanunu 29.madde hükümleri çerçevesinde feshedildiğini, sağlık sektöründe 2011 yılında yaşanan gelişmeler nedeniyle müvekkili şirketin zarar ettiğini, İş Kanunu 29.madde kapsamında feshin son çare olma ilkesinin aranamayacağını beyanla haksız ve hatalı dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının iş akdinin performans düşüklüğü gerekçesiyle sonlandırıldığı performans kriterlerinin öncesinde davacıya bildirildiğinin ve şirket tarafından uygulandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlığa dair normatif dayanak 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesidir. Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin toplu işçi çıkartma için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesinde belirtilen ekonomik, teknolojik, yapısal vb. işletme, işyeri veya işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerin mevcut olduğu, dava konusu uyuşmazlık bakımından toplu işçi çıkartılması nedenleri gözetildiğinde feshin son çare olması ilkesine uyulduğu kanaatine varıldığını işten çıkartılacakların seçimi konusunun değerlendirlmesinin mahkeme takdirinde olduğunu belirtmesine rağmen dosya kapsamına uymayan gerekçe ile performans kriterlerinin davacıya tebliğ edildiği ve şirketçe uygulandığının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre; İşverenlik tarafından 27/12/2011 tarihli fesih bildiriminde; şirket yönetim kurulunun 21/12/2011 tarih 373 sayılı kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun ilaca yapılan ödemeleri sınırlandırması, ek iskontolorı arttırması, Bakanlar Kurulu kararı ile ilave fiyat indirimlerinin yürürlüğe konulması sebebiyle sektör ve işletme bazında ekonomik kriz içine giren şirkette organizasyon ve istihdamın yeniden düzenlenmesi amacıyla 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 29.maddesi uyarınca ekonomik nedenler ve işletme gerekleri sonucu toplu işten çıkarılmasına karar verilerek davacının 27/12/2011 tarihi itibarıyla iş akdi sonlandırılmıştır. İş güvencesinde fesih nedenleri somut olarak açıkça ortaya konulmalı ve son çare olarak uygulanmalıdır. İşletme gerekleriyle yapılan feshin temel şartı olan işletmesel karar ve bu kararın uygulanması sonucu işgücü fazlası haline gelme durumunu objektif ve bilimsel anlamda ortaya koyan çalışma norm kadro çalışması veya benzeri çalışmalardır. Davalı şirketin işletmesel nitelikteki Yönetim Kurulu kararına uygun olarak toplu işçi çıkarma yoluna gittiği, bölge müdürü ve tıbbi mümessil sayısını azalttığı, davacı işçinin tecrübe, görev ve pozisyonuna yakın nitelikte olabilecek başka pozisyonlara yeni işçi alımı olmadığı, bu nedenlerle tutarlılık ve ölçülülük ilkesine uygun hareket edildiği sonucuna varılmıştır. Aynı nedenle ve aynı tarihte yapılan fesihlere ilişkin olarak Yargıtay 22. H.D. 2013/6863-11118 E/K sayılı 16.05.2013 tarihli kararı ve diğer kararlarında feshin geçerli nedene dayandığından davanın reddine dair verilen kararların onandığı ve aynı nitelikteki emsal kararlar da dikkate alındığında, davalı şirketçe toplu işçi çıkartılması prosedür ve gereklerine uygun davranılarak işçi çıkartıldığı, dosyada mevcut delillere göre davalı işverenin işçi çıkarmada keyfi davranmadığı, feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gerekli 24.30 TL harçtan peşin alınan 21.15 TL harcın mahsubuyla kalan 3.15 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 17,30 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15031, K. 2013/11970, T. 26.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-15031-e-2013-11970-k-d4d1dc1528b9