Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/13214 E. 2013/21137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/13214
- Karar No
- 2013/21137
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, iş akdinin gerekçesiz olarak işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının çalışma disiplinine uymadığını, alkollü araç kullandığını, davacının son seferinin gereğinden uzun sürdüğünü, gereksiz harcamalar yaptığını, Türkiye’ye döndüğünde Düzce Ofisine gelerek biraz istirahat etmesi gerektiğini bildirerek işyerinden ayrıldığını, alınan bilgiye göre davacının ehliyetine Düzce Polis/Jandarması tarafından alkollü araç kullanmaktan 6 aydan fazla süre ile el konulmasından dolayı işten ayrılmak istediğini bildirdiğini ve işten ayrıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından davacının 05/03/2011 tarihinde 81DA 193 Plakalı aracı alkollü olarak kullanması sonucu Düzce İlçe Jandarma Komutanlığınca ehliyetine 6 ay süre ile el konulması sonucu haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı davalı işyerinde asgari ücret + sefer primi ile çalıştığını, ancak aylık asgari ücretinin hiç ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı ise davacının gidilecek mesafeye göre belirlenen fiks ücretle çalıştığını savunmakla birlikte davacının ücretlerinin banka kanalıyla ödendiğini savunarak banka kayıtlarının getirtilmesini talep etmiştir. Davacı tanığı ve davalı tanıklarından biri davacının asgari ücret + sefer primi ile çalıştığını beyan etmişlerdir. Mahkemece banka kayıtları getirtilerek davacının asgari ücret alacaklarının ödenip ödenmediği belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. 3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir. Dairemizce son yıllarda, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Somut olayda; davacı tüm bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürmüştür. Uluslararası tır şoförü olan davacının yurda giriş çıkış kayıtları getirtilerek, yurtdışına çıkış yaptığı ve yurda giriş yaptığı günün ulusal bayram-genel tatil gününe denk gelmesi halinde bu günlerde ve yurt dışında olduğu ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.