Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/12936 E. 2013/18889 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12936
Karar No
2013/18889
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara,hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müvekkilinin 04.07.2009-31.03.2010 tarihleri arasında davalı şirketin ... Holding yatırımında olan ... Hotel Projesinde mermer işleri uygulama sorumlusu ve proje sorumlusu olarak çalıştığını, projeyi tamamlayarak 17.03.2010 tarihinde Türkiye'ye döndüğünü ve 31.03.2010 tarihinde ayrıldığını, çalıştığı süre boyunca hiç ücret alamadığını, 16.05.2011 tarihli noter ihtarı ile ücret alacağının ödenmesini talep ettiğini, ancak ihtara cevap verilmediğini ileri sürerek ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının tüm ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece ,toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna göre taleple bağlı kalarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacıya davasını ıslah etmek üzere mehil verilmesinin gerekip, gerekmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı 27.12.2012 tarihli duruşmada davasını ıslah etmek üzere, mehil verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bu istekle ilgili her hangi bir ara kararı verilmeden dosya karara bağlanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 176. maddesinde taraflardan her birinin, bir kez olmak üzere davasını kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, 177. maddesinde ıslahın tahkikat bitinceye kadar yapılabileceği ve 181.maddesinde de kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda yukarıdaki yasal düzenlemeler karşında davacı tarafa davayı ıslah etmek üzere bir haftalık süre verilmesi gerekirken, bu yasal talep konusunda olumlu, olumsuz ara kararı verilmeden esas hakkında karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Taraflar arasında davacının ücret alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 37'nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. 4857 sayılı Yasanın 32'nci maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır. Somut olayda davacı 04.07.2009-31.03.2010 tarihleri arasındaki ücretinin ödenmediğini iddia etmiş,davalı ise davacının ücretinin T.İş Bankası A.Ş Balıkesir Burhaniye Şubesinde bulunan hesabına yatırıldığını savunmuştur. Mahkemece ilgili banka kayıtları getirtilmiş, ödemenin ispat edilemediği gerekçesiyle anılan istek hakkında hüküm kurulmuştur. Ancak dosyaya sunulan Şekerbank Balgat Şubesi banka havale makbuzu incelendiğinde davalı şirket tarafından Ağustos-Ocak maaş ödemesi altında 20.175 ,00 TL tutarındaki havalenin 09.07.2010 tarihinde davacının bildirilen hesabına yatırıldığı,Mahkemece getirtilen banka kayıtlarının ise 04.07.2009-31.03.2010 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Borcu sükut ettiren belgenin yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Yapılacak iş, ödemenin yapıldığı dönemi kapsayan davacıya ait banka kayıtları getirtilerek banka dekontunda yer alan 20.175,00 TL'nin davacıya ödenip ödenmediğini belirlemek ,ödendiğinin anlaşılması halinde bu miktar mahsup edilip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın,yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12936, K. 2013/18889, T. 11.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-12936-e-2013-18889-k-d474acc19aca