Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1234 E. 2013/2265 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/1234
- Karar No
- 2013/2265
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının 2006 yılı Mart ayında Karaali Belediyesinde işe başladığını, belediyenin mahalle statüsünü alarak Büyükşehir Belediyesi sınırları içine girmesiyle Gölbaşı Belediyesi ile birleştiğini, bu nedenle 20.08.2009 tarihinden sonra davalı ... Belediyesinde çalışmaya başladığını ve ardından Sağlık Bakanlığına geçiş yaptığını, hafta içi 06.00-20.00 saatleri arası Karaali-Gölbaşı-Ankara otobüs şoförü olarak çalıştığını, yaz aylarında ise günlerin uzaması ile mesai saatinin daha da uzadığını da belirterek tasarrufu teşvik ve nema, Toplu İş Sözleşmesi gereği 2 ayda bir ödenen ikramiye, kömür ve odun yakacak yardımı, bayram harçlığı, dini ve resmi bayramlardaki fazla çalışma, fazla çalışma, elbise yardımı, teşvik primi ve yıllık izin alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının gerek devir öncesi ve gerekse de devir sonrası TİS hükümlerine göre değil hizmet sözleşmesi hükümlerine göre çalıştığını, fazla çalışmasının söz konusu olmadığını, taleplerin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının Karaali Belediyesindeki çalışmaları sırasında TİS'den yararlanmadığı, Gölbaşı Belediyesindeki çalışmaları için ise TİS'den kaynaklanan alacak taleplerinin bulunmadığı, sunulan ve toplanan deliller ile davacı vekilinin karar oturumundaki beyanından anlaşılmakla bilirkişinin bu ../. 2013/1234-2265 S.2 durumu gözönüne alınarak yapmış olduğu değerlendirmeler ve sunmuş olduğu rapor dikkate alınarak fazla çalışma alacağı, genel tatil alacağı ile ilave tediye alacağının kabulüne, davacının Karaali Belediyesindeki çalışmalarında TİS'den kaynaklanan alacağı olmayıp bu taleplerin de reddine karar verilmiştir. İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun ile düzenlenmiştir. Kanunun 1'inci maddesinde, Devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 32'nci maddesinin ilk fıkrasına göre, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Yasada ücretin eklerinin neler olduğu müstakilen düzenlenmemiş olmakla birlikte, değinilen maddenin ikinci fıkrasındaki “…banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının..” ibaresi gereğince, ücretin yanı sıra prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü ödemelerin banka hesabına yatırılması öngörüldüğünden, “prim” ve “ikramiye” ücretin eki olarak İş Kanununda ifadesini bulmuştur. İşçinin işyerine olan katkıları sebebiyle işverenin memnuniyetini ifade etmek üzere bir defada veya dönemsel olarak belli zaman dilimlerinde ya da işçiyi ilgilendiren doğum, ölüm, evlenme gibi nedenlere bağlı olarak yapılan ücretin eki niteliğindeki ödemeler ikramiye olarak adlandırılabilir. İşçinin başarısına bağlı olarak ödenen primden farklı olarak ikramiye genel bir nitelik taşır ve uygulamadan işyerinde çalışan tüm işçiler yararlanır. Başka bir anlatımla, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece ikramiye yönünden eşit davranma borcuna uygun davranılmalıdır. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde açıkça imzalanan Toplu İş Sözleşmesi gereği iki ayda bir ödenmesi gereken ikramiyelerden hiçbirinin ödenmediğini, bu nedenle ikramiyelerine karşılık şimdilik 1.000,00 TL alacağının ödenmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde ilave tediye alacağına ilişkin hiçbir talep yoktur. Kaldı ki mahkemece, 14.02.2012 tarihli duruşma zaptı içeriğinden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlığın, "...TİS'den doğan ikramiye alacağı,..." olduğu da tespit edilmiştir. Davacının, 30.03.2009 tarihinde davalı ... Belediyesinde çalışmakta iken Hizmet İş Sendikasına üye olduğu ve işyerindeki TİS'den yararlanmaya başladığı ancak öncesinde sendikalı olmadığı anlaşılmıştır. .../.. 2013/1234-2265 S.3 Hükme esas alınan bilirkişi raporunda "ikramiye" başlığı altında davacının, Karaali Belediyesi'ndeki çalışmalarından dolayı 6772 sayılı Yasaya göre alması gerekli ilave tediyeden yararlandırılmadığı görüldüğünden hesaplama yapılmıştır. Davacı vekili tarafından 02.07.2012 tarihinde nispi ıslah harcı ödenerek "ilave tediye (ikramiye) alacağından talep edilen 1.000,00 TL'nin 6801,17 TL daha artırılarak 7801,17 TL'ye yükseltilmesini" talep ettiği görülmüştür. Davacı vekili, 11.10.2012 tarihli duruşma zaptı içeriğinden anlaşıldığı üzere davalı ... Belediyesinde davacının TİS'den kaynaklanan alacaklarına yönelik bir taleblerinin olmadığını, bu nedenle bilirkişi raporu doğrultusunda davayı ıslah ettiklerini ve ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak ilave tediye (ikramiye) alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere davacının dava dilekçesinde ilave tediye alacağı talebi bulunmamaktadır. Yine ilave tediye alacağı ödenme zamanı Bakanlar Kurulunca belirlenmektedir. Davacının, talep de bulunduğu Karaali Belediyesindeki çalışması sırasında sendika üyesi olmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile anılan işyerinde bir defaya mahsus tanzim edildiği aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer dosyalardan anlaşılan TİS'in 36.maddesinde yer alan "Taraf sendika üyesi işçilere; 6772 sayılı Kanun gereği 52 günlük ücreti tutarında ilave tediye verilir ve bu tediyeler Bakanlar Kurulunun belirlediği tarihlerde ödenir" hükmüne tabi olmadığı da açıktır. Bununla birlikte ilave tediye alacağı, 6772 sayılı Yasa kapsamında düzenlenmiş olup davacı, yasal şartların bulunması halinde her zaman talep etme hakkına sahiptir. Ayrıca ilave tediye alacağı ile ikramiye alacağı gerek hukuki dayanakları ve gerekse de nitelikleri itibariyle eşdeğer kabul edilmesi mümkün olmayan alacaklardır. HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu ../.. 2013/1234-2265 S.4 önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır. Somut olayda dava tümden ıslah edilmediği gibi ıslah harcı ile birlikte başvuru harcı yatırılmadığından dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak kabulü de mümkün değildir. Bu alacak hakkında dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla ilave tediye alacağına ilişkin ıslah isteminin reddine karar vermek gerekirken bu alacak hakkında hüküm kurularak ıslaha değer verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Davacının talep etmediği hukuki dayanakları ve nitelikleri birbirinden farklı olan ilave tediye alacağı ile ikramiye alacağının eşdeğer kabul edilerek ilave tediye(ikramiye) adı altında alacağın hüküm altına alınması bozma nedenidir. 3-Kabule göre ise; bilirkişi tarafından ikramiye başlığı altında ilave tediye alacağı miktarı 3087,22 TL olarak hesaplanmış iken, raporun sonuç kısmında sehven fazla çalışma alacak miktarı ile ilave tediye( ikramiye) alacağı miktarı karıştırıldığı, davacı vekilinin de raporun sonuç kısmına göre davasını ıslah ettiği ve mahkemece de bu husus dikkate alınmaksızın ıslah dilekçesi uyarınca ilave tediye(ikramiye) alacağının hüküm altına alındığı görülmekle, davacının hak edeceği alacak miktarından fazlasına hükmedilmesi de hatalı olmuştur. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.