Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/11435 E. 2013/11873 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/11435
Karar No
2013/11873
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin haksız olarak davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 25inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez. Somut olayda; işveren yetkililerince el yazısı ile tanzim edilmiş 27.05.2011 tarihli tutanak içeriğine göre, davacı işçinin toplantı sonrasında, işverenlerine yönelik sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, davacının sarfettiği iddia edilen sözler de tutanağa yazılmak sueriyle belirtilmiştir. Söz konusu tutanağı tanzim eden ve altını imzalayan kişiler mahkemece davalı tanığı olarak dinlenmiş olup, tutanak tanıkları tutanak içeriğini doğrulamışlar ve tutanakta belirtilen sinkaflı sözleri bizzat duyduklarını ifade etmişlerdir. Aksi ispatlanamayan tutanak içeriği açıkça sinkaflı sözlerle hakaret içermekte olup, davacının söylediği belirtilen sözler işveren açısından haklı fesih nedenidir. Işveren tarafça söz konusu tutanak tarihinden 4 gün sonra fesih yapılmış olup, fesih 6 günlük hakdüşürücü süre içinde yapılmıştır. Haklı fesih nedeni bulunduğu durumlarda yazılı fesih bulunması gerekli olmayıp bu konuda sözlü fesih dahi yeterlidir. Ayrıca işverence SGK işten ayrılış bildirgesinde farklı işten ayrılış nedeni gösterilmiş olmasının maddi hata olabileceğinin değerlendirilmesi gerekir. Bütün bu değerlendirmelere göre fesih haklı nedene dayalıdır. Hal böyle olunca, feshin haksız olduğu kabul edilerek davacının işe iadesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın tenzili ile bakiye 3,15 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalıların yaptığı 240,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, 24/06/2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11435, K. 2013/11873, T. 24.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-11435-e-2013-11873-k-876f76b80982