Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10534 E. 2013/17638 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10534
Karar No
2013/17638
Karar Tarihi

Mahkemesi : Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 08/11/2012 Numarası : 2012/48-2012/351 Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı temyizine gelince; Davacı, 16/05/1996 tarihinden 18/08/2009 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, disiplin kurulu kararı ile iş akdinin feshedildiğini, bu fesih üzerine açtığı işe iade davasının kabulüne dair kararın Yargıtay’ca bozulduğunu, ancak işverence yapılan feshin haklı değil geçerli nedenle yapıldığının kabul edildiğini bildirerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının ödetilmesini istemiştir. Davalı, kesin hüküm itirazında bulunarak Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2009/277 Esas sayılı işe iade davasında Yargıtay'ın iş verenin iş akdini feshini haklı nedenle fesih olarak değerlendirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, “her ne kadar Mahkememizin 2009/277 Esas sayılı dosyasında davacının davanın işe iade talebinin kabulü ile işe iadesine karar verildiği, temyiz edilen karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 23/12/2011 tarih ve 2011/4551 Esas, 2011/8212 Karar sayılı ilamı ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallerin sıralandığı ve belirtilen durumların benzerlerinin varlığı hainde işverenin haklı fesih imkanının olduğunun açıklandığını, yine aynı maddenin II. bendinin (b) alt bendinde, işçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, işverene İş Kanunu'nun 25/II-b maddesi uyarınca haklı fesih imkanı verdiğini, somut olayda, davacının amiri durumundaki bir personelle tartışması üzerine olayın Belediye Başkanına intikal ettiği, Belediye Başkanı ile görüşmesi sırasında "ben de sizinle çalışmak istemiyorum lan" dediği tanık anlatımları ve dosya içeriğinden anlaşıldığını, buna göre feshin haklı nedene dayanmakta ise de, işyerinde yürürlükte bulunan TİS'in ceza cetveline göre söz konusu eylemin karşılığı cezanın yevmiye kesimi olması ve tekrarlanması halinde daha ağır cezaların verilmesi gerektiğinin öngörülmüş olması karşısında, TİS'de yer alan sıraya uyulmamış olması feshi haksız hale getirdiğini, ancak, davacının davranışlarının işyeri yürütümünü bozucu nitelikte olduğundan feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmesi gerektiği ve işe iade talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulup kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacının amirine hakaret etmesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshine karar verildiği, açılan işe iade davasında Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2009/277 Esas sayılı dosyasında davacının işe iadesine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 23/12/2011 tarih ve 2011/4551 Esas, 2011/8212 Karar sayılı ilamı ile davacının feshe konu eyleminin İş Yasası kapsamında haklı fesih nedeni oluşturduğunu, ancak işyerinde uygulanan TİS hükümleri gereği eylemin geçerli fesih olarak değerlendirilmesi gerektiğine karar verilerek işe iade davasının KESİN OLARAK reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemece, davacını iş akdinin geçerli nedenle feshedilmiş sayılması yönündeki kesin hükmün varlığına rağmen, haklı nedenle feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10534, K. 2013/17638, T. 28.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-10534-e-2013-17638-k-5933ed94a7a2