Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/5684 E. 2013/16190 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/5684
- Karar No
- 2013/16190
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davalılar temyiz etmişlerdir. Davacı, davalı ile ortak olarak izolasyon işi yaptıklarını, davalının kendisinden izinsiz olarak ortaklığa ait malzemeleri satıp hissesine düşen bedeli de ödemediğini bildirerek söz konusu malzemelerin satış bedelinden hissesine düşen kısmının ödetilmesini istemiştir. Davalı ... cevabında, davacının alacak iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacının ortaklığa sermaye koymadığını, bedeni çalışması karşılığında ortak olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ise cevap vermemiştir. Mahkemece ortaklığa ait malzemelerin satış bedelinin (1/2)'sinin 2.965,21 TL olsa da dava dışı ortağa ortaklıktan çıkarken ödenenin 4.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davacı yönünden de 4.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu sabit olup davacının talebi adi ortaklık katılım payına ilişkindir. Bu talep aynı zamanda adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Davanın bu şekilde hukuki nitelendirmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği BK'da düzenlenmiştir. Dava konusu uyuşmazlık 818 Sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise dosya temyiz aşamasında iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğüne dair kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “...sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 Sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir. Şu durumda, mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir. Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yukarıda belirtildiği üzere yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir. Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.