Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/4652 E. 2012/7149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/4652
Karar No
2012/7149
Karar Tarihi

... olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla, orada belirtilen biçimde işlem yapılması lehine bozma yapılan taraf için kazanılmış hak oluşur. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 575.maddesi hükmüne göre miras ölümle açıldığı gibi, aynı Kanunun 30. maddesi hükmüne göre de doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. ... açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Bu olgu gözetildiğinde miras bırakanın nüfusa kayıtlı olmaması başlı başına soybağının kurulamadığı sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla da davanın reddini gerektirmeyeceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; davacının miras bırakanı olduğunu öne sürdüğü ...'in nüfusta kayıtlı olmadığı, Bingöl, Merkez, ... Mahallesi cilt ... hane ...'de nüfusa kayıtlı olan davacının babası ...'in babasının adının da ... olduğu, buna göre davacı ile miras bırakan ... arasında nüfus kayıtlarına göre soybağı ilişkisinin kurulduğu anlaşılmıştır. Ne var ki; dosya kapsamından miras bırakan ...'in ölü olup olmadığı, ölmüş ise hangi tarihde öldüğü, ölüm tarihinin 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nden önce mi yoksa sonra mı olduğu, mirasın hangi kanun hükümlerine tabi olduğu belirlenmediği gibi, miras bırakan ...'in davacının babası dışında ..., ..., ..., ... ve ... isimli çocuklarının da bulunduğu bildirildiği halde mahkemece bu konuda araştırma yapılmamıştır. Hal öyle olunca; miras bırakan ...'in davacının babası dışında başka çocuğu bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa mirasçıları belirlenmeli, mahkemece davacı tarafa miras bırakanın ölüm tarihini ispat için tanık dahil tüm delilleri sorulup saptanmalı, bu tür davaların resen araştırma prensibine tabi olduğuda dikkate alınarak miras bırakanın ölüm tarihlerinin tespiti için gerekirse zabıta araştırması yapılarak ölüm tarihi duraksamasız belirlendikten sonra ölüm tarihindeki hükümlere göre mirasçılık belgesi verilmelidir. Mahkemece yukarıdaki hukuki olgular gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4652, K. 2012/7149, T. 17.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2012-4652-e-2012-7149-k-621b84dc4297