Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/4840 E. 2012/7158 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/4840
Karar No
2012/7158
Karar Tarihi

... olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının, muris ... oğlu ... ile arasındaki ırsi bağı kanıtlayamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmüne göre doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir. Somut olaya gelince; davacının, babası ...'nun babası ...'ın babası olan ...'in mirasçılık belgesini verilmesini talep ettiği, muris ...'in ve murisin oğlu ...'ın nüfusta kaydının bulunmadığı, bir başka anlatımla muris ve oğlu ...'ın yersel yazımdan önce yaşayıp öldükleri, murisin torunu(davacının babası) ... 'nun ise nüfusa kayıtlı olduğu 1954 yılında ölümü ile davacı ve diğer mirasçılarının kaldığı anlaşılmaktadır. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları, davacının dedesi ...'ı duyduklarını beyan etmişler ancak ...'ın babası muris ... hakkında beyanda bulunamamışlardır. Davacının babası ...'nun dahi 1890 doğumlu olduğu düşünüldüğünde ...'nun dedesi muris ... ve mirasçılarının kimler olduğu hususunun tanıklarca bilinebilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup esasen bu yön mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki; davacı, dedesi ... dışında muris ...'in, ... Köyü cilt:..., Hane :... de nüfusa kayıtlı ... lakaplı ... ile aynı yer Cilt:..., Hane:... de kayıtlı ... isminde iki tane daha çocuğu olduğunu belirterek nüfus kayıtlarını dosyaya sunduğu, adı geçen kişilerin baba hanesinde ... yazdığı halde mahkemece, adı geçen kişilerin davacının dedesi ...'ın kardeşleri olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmadığı, dinlenen tanıkların bu hususta beyanları alınmadığı dosya kapsamıyla belirlenmiştir. Zira dinlenen tanıklar yaşları itibariyle ... lakaplı ... ile ...'ın davacının dedesi ... ile kardeş olup olmadıklarını duymuş ya da bilebilecek durumda oldukları gözden kaçırılmıştır. O halde mahkemece, davacı tanıkları usulüne uygun şekilde yeniden çağırılarak, ... lakaplı ... ile ...'ın davacının dedesi ... ile kardeş olup olmadıkları hususunda beyanları alınmalı, kardeş olduklarının anlaşılması halinde davacının muris ... ile ırsi bağını ispat ettiği kabul edilerek muris ...'in mirasçıları ve payları belirlenmeli, mirasçılık belgesinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, toplanan ve toplanacak deliller durumuna göre belirlenecek mirasçılar dışında ileride başkaca mirasçıların çıkması halinde onların bu veraset belgesinin her zaman iptalini isteme haklarının bulunduğu düşünülmeli, aksi takdirde davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 17.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4840, K. 2012/7158, T. 17.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2012-4840-e-2012-7158-k-e1a4a7ae731d