Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2009/8003 E. 2010/198 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/8003
- Karar No
- 2010/198
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece veraset belgesi verilmesinin nüfus kayıtlarıyla mümkün olduğu, Kartal 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/379-2008/223 sayılı kararında nüfus kayıtlarında tescil olmayacak biçimde tespit kararı verildiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmüne göre doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir. Bu olgu gözetildiğinde miras bırakanın nüfusa kayıtlı olmaması başlı başına irs ilişkisinin kurulamadığı sonucunu doğurmayacağı dolayısıyla da davanın reddini gerektirmeyeceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; ... ... İlçesi ... Köyü cilt 27, Hane 404 nüfusa kayıtlı miras bırakan ... ve ... oğlu ... ... ...’un çocuksuz ve dul olarak 07.02.2004 tarihinde öldüğü, ... ... ... köyü cilt 11, hane 17 de nüfusa kayıtlı davacının eşi ... ...’ın annesi ...’nin anne bir üvey kardeşi olduğunun Kartal 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/379-2008/223 sayılı kararıyla tespit edildiği ve mahkeme kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu uyarınca mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği kuşkusuzdur. O halde mahkemece davacı tarafın davasını ispat ettiği kabul edilerek mevcut delil durumuna göre mirasçılık belgesinin verilmesi gerektiği, kaldı ki mirasçılık belgesinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, mevcut deliller durumuna göre mirasın miras bırakanın ana bir kardeşinin fürusu olan davacılara intikal edeceği belirtilerek payların tespit edilmesi gerektiği ileride baba kolundan mirasçılar çıktığı takdirde onların bu veraset belgesini her zaman iptal olanaklarının bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82.80 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 21.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.