Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2009/6680 E. 2010/146 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/6680
- Karar No
- 2010/146
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı şirketin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacı tarafın hükmedilen faizin niteliğine, davalı şirketin ise hükmedilen tazminat miktarına ve davalı ... Başkanlığının kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da davanın niteliğine, tarafların sıfatına uygun düşmemiştir.
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı belediyenin, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı, hizmet kusurundan dolayı açılan davaların İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2.maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılması gerektiği, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce istek olmasa bile “resen” kendiliğinden dikkate alınmasının zorunlu olduğu, hal böyle olunca davalı ... tüzel kişiliğine yöneltilen dava hakkında yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Davacı isteminin bir bölümü kendi işçilerine ve araç sürücülerine ödenen ücretlere, araçların yakıt giderlerine ilişkindir. Davacının kendi çalıştırdığı işçi ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel idare giderleri olup özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça zarar meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dâhil edilemez. Ne var ki, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmamış, gösterilecek delilleri toplanmamıştır. Deliller sorulup saptanmadan ve gösterilecek deliller toplanmadan eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Ayrıca 3095 sayılı Yasa’nın 2/3 üncü maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli, davalı ... hakkında açılan dava yönünden ise yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken, hüküm yerinde yasal faize hükmedilmesi, davalı ... yönünden görevsizlik kararı verilmemesi dahi isabetsiz davacı ve davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen harçların istek halinde davacı ve davalı tarafa iadesine, 19.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.