Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/904 E. 2026/4678 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/904
Karar No
2026/4678
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/208 E., 2022/1169 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: ... ... ve ... S.A. firmalarının şikâyetleri bakımından açılan davalar kapsamında Mahkemece herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, mahallinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Dosya içerisinde yer alan uzlaştırma raporunda, uzlaştırma işlemlerinin marka hakkı sahibi olan dört firmanın da dahil olduğu şekilde yürütüldüğü sabit ise de; şikâyetçi ... ... ve ... S.A. firmalarının dosya içerisinde bulunan vekâletnamelerinde yer alan kısıtlamalar uyarınca firma yetkilileri tarafından verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edememesi nedeniyle adı geçen firmaların geçerli şikâyetlerinin bulunmadığının anlaşıldığı, her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu' nun 253/18. maddesinde ''Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.'' hükmü mevcut ise de, uzlaştırma işleminde yer alacak muhatap sayısının azalması ve uzlaştırma teklifinde değişiklik olma ihtimali dikkate alındığında, uzlaştırma işlemine ilişkin şartlarda esaslı değişiklikler olabileceği anlaşıldığından, uzlaştırma işlemlerinin sadece katılan ... S.A.firması nezdinde gerçekleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre ise; 1-İlk hükümde, sanık hakkında neticeten hükmolunan 6.000,00 TL adlî para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği ve anılan hükmün yalnızca sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi nedeniyle taksit sayısı bakımından sanık lehine kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeyerek, bozma sonrasında kurulan hükümde sanık hakkında neticeten hükmolunan 6.000,00 TL adlî para cezasının 10 taksitle ödenmesine karar verilmesi suretiyle, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesine aykırı davranılması,

2-Adlî para cezasının ödenmemesi durumunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun' un 106. maddesinin 4 ve 11. fıkraları uyarınca suça sürüklenen çocuklar bakımından uygulama imkânı bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında Kanuna göre adlî para cezasının tahsil edileceğinin ihtarına karar verilmesi,

3- 06.05.2015 tarihli tutanak ile sanığa yediemin olarak teslim edilen suça konu 28 adet saat hakkında bir karar verilmemesi,

4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''06.05.2016'' yerine ''05.05.2016'' olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/904, K. 2026/4678, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-904-e-2026-4678-k-85a804e57af3