Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/581 E. 2026/4680 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/581
Karar No
2026/4680
Karar Tarihi

HÂKİMLİĞİ : Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1769 Değişik İş KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2021 tarihli ve 2021/19 idari yaptırım defter, 2021/12 sayılı kararı ile uygulanan 20.000,00 Türk lirası idari para cezasına karşı yapılan başvurunun reddine dair Aliağa Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/1461 Değişik İş sayılı kararına yönelik itirazın Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.04.2022 tarihli ve 2022/1769 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2026 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve KYB-2026/8873 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve KYB-2026/8873 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 28/10/2021 tarihli kararı ile ... tarafından 193503 00... 3 sayılı, 12/04/2019 tarihli ve 83.750,00 Euro tutarlı ... beyannamesi ile fiili ihracı 16/04/2019 tarihinde yapılan yapılan ihracat bedelinin tamamının belirtilen sürede yurda getirilmediğinden bahisle idari para cezası düzenlendiği, Kabahatli tarafından sunulan ve dosya kapsamında bulunan 28/03/2019 tarihli döviz alım belgesinde, 193503 00... 3 sayılı ve 12/04/2019 tarihli ihracata ilişkin 59.930,00 Euro değerinde paranın kabahatli şirkete geldiği ve Denizbank aracılığı ile Türk lirasına çevrildiğinin anlaşılması karşısında, 1-İhracat Genelgesi'nin ek 1. maddesinde ''..Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren İBKB’ye veya DAB’a bağlanan ihracat bedellerinin en az %40'ı İBKB’yi veya DAB’ı düzenleyen bankaya satılır. Bu bedeller bankaca ... Bankası tarafından ilan edilen ve işlem günü için geçerli döviz alış kuru üzerinden aynı gün ... Bankasına satılır ve ... Bankasının banka nezdindeki hesabına aktarılır. Söz konusu tutarın tam karşılığı banka tarafından ihracatçıya Türk parası olarak ödenir..'' şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, 28.03.2019 tarihindeki döviz alım belgesine göre 83.750,00 Euro tutarında ihracat bedelinin %40 tutarını aşacak şekilde 58.930,00 Euro değerinde paranın Türk lirasına süresinde çevrildiğinin anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ' in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 3/1. maddesinde yer alan düzenlemede belirtilen sürede ihracat bedellerinin yurda getirilmemesinin, 1567 sayılı Kanun'un 3/3-1. cümlesinde yer alan kabahat fiilini oluşturacağı ve bu düzenleme uyarınca idarî yaptırım miktarının belirleneceği, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yurda getirilmemesine karşın, idarî para cezasının kesinleşmesinden önce yurda getirilmesi durumunda ise aynı Kanun'un 3/3-2 ve 3. cümlelerinde yer alan hükümler dikkate alınarak 3/1. maddesi uyarınca idarî yaptırım uygulanması, belirtilen tespitlerin yapılması esnasında anılan Tebliğin kabahat tarihindeki 10. maddesinde yer verilen terkin miktarlarının da dikkate alınması gerektiği sabit olup; muteriz tarafından sunulan 2 adet döviz alım belgesinin sıhhat ve geçerliliği araştırılıp, sunulan belgelerin, idarî yaptırıma konu ihracat bedellerine ilişkin olup olmadığı ile ihracat bedelinin bir kısmının yurda getirilip getirilmediği ile geri kalan kısmın terkin sınırında kalıp kalmadığına ilişkin belge asıllarının ilgili bankalardan teminini takiben, ihracat kabul belgesi düzenlenmiş ise bunların temini ile birlikte muterizin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. '' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden yapılan incelemede; İhracat işlemlerine ilişkin bedellerden terkin edilecek miktar ve oranlara dair düzenlemelere, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 10. maddesi ile İhracat Genelgesinin 28. maddesinde yer verildiği, anılan Genelgesinin Ek 1. maddesindeki düzenlemenin ise ihracat işlemlerine ilişkin bedellerin yurda getirilmesi gereken miktar ya da oranlarla ilgili değil, yurda getirilen bedellerin bankalara satılması gereken oranlara ilişkin olduğu gibi anılan maddenin kabahat tarihinde yürürlükte dahi bulunmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden yapılan incelemede;

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden yapılan incelemede;

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2. Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.04.2022 tarihli ve 2022/1769 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyasının, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/581, K. 2026/4680, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-581-e-2026-4680-k-7b0c9ba5ba04