Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1467 E. 2026/7673 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1467
Karar No
2026/7673
Karar Tarihi

BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR

A- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 28.01.2026 tarihli ve 2025/1134 Esas, 2026/356 Karar sayılı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.04.2025 tarihli ve 2024/1469 Esas, 2025/936 Karar sayılı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21.01.2026 tarihli ve 2024/3708 Esas, 2026/441 Karar sayılı ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2026 tarihli ve 2026/411 Esas, 2026/759 Karar sayılı kesin nitelikteki kararları arasında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52. maddesi uyarınca doğrudan adlî para cezasına hükmolunan veya 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle hükmolunan kararlarda, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/2. maddesi gereğince, sanık aleyhine hükmolunacak vekâlet ücretinin adlî para cezası miktarından fazla olup olmayacağı hususunda çıkan uyuşmazlığın, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.04.2025 tarihli ve 2024/1469 Esas, 2025/936 Karar sayılı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21.01.2026 tarihli ve 2024/3708 Esas, 2026/441 Karar sayılı ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2026 tarihli ve 2026/411 Esas, 2026/759 Karar sayılı kararları doğrultusunda giderilmesi görüşüyle Adana Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un "Başkanlar Kurulunun Görevleri" başlıklı 35. maddesi gereği, Yüksek Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilerek giderilmesi istenmiştir.

B- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR 1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 28.01.2026 tarihli ve 2025/1134 Esas, 2026/356 Karar sayılı,

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.04.2025 tarihli ve 2024/1469 Esas, 2025/936 Karar sayılı,

3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21.01.2026 tarihli ve 2024/3708Esas, 2026/441 Karar sayılı,

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2026 tarihli ve 2026/411 Esas, 2026/759 Karar sayılı kararları.

C- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİ KARARLARI 1.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 28.01.2026 tarihli ve 2025/1134 Esas, 2026/356 Karar sayılı kararında; ''...Her ne kadar ilk derece mahkemesince; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/2. maddesinde yer alan "Ceza hükmü taşıyan özel kanun, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda bu Tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez" şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, mahkemece sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6.000 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine karar verilmiş ise de, Tarifenin 14/2. maddesinde "yalnız para cezasına hükmolunan davalarda" ifadesiyle sadece doğrudan hükmolunan adli para cezaları yönünden avukatlık ücretine sınırlama getirildiği, somut olayda sanık hakkında 10 ay hapis cezasına hükmolunduğu ve mahkemenin takdirine bağlı olarak TCK'nın 50/1. maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği, bu nedenle katılan lehine verilecek vekalet ücretinin belirlenmesinde Tarifenin 14/2. maddesindeki kısıtlamanın gözetilemeyeceği, her ne kadar TCK'nın 50. maddesinin beşinci fıkrasında "Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiş ise de, düzenlemenin amacı, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, gerek cezanın ertelenmesi gerekse tekerrür hükümleri yönünden hürriyeti bağlayıcı cezanın yerine verilmiş olan adli para cezasına veya tedbire itibar olunması gerektiğine yönelik olup, vekalet ücretinin belirlenmesinde itibar olunamayacağı gözetildiğinde, katılan kurum lehine 45.000,00 TL vekalet ücreti yerine 6.000,00 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmolunması,...''

2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.04.2025 tarihli ve 2024/1469 Esas, 2025/936 Karar sayılı kararında; ''...Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 07/06/2024 tarih, 2023/14813 Esas ve 2024/6219 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 03/10/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/2. maddesinde yer alan "Ceza hükmü taşıyan özel kanun, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda bu Tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez" şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, yukarıdaki fıkrada sanık hakkında 6831 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, katılan kurum lehine hükmolunan ceza miktarını aşılamayacağından katılan kurum lehine 3.000 TL avukatlık ücretinin takdirinde zorunluluk bulunması,...''

3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21.01.2026 tarihli ve 2024/3708Esas, 2026/441 Karar sayılı kararında; ''...Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2023/14813 Esas, 2024/6219 Karar ve 2022/4467 Esas, 2024/3525 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/2. maddesinde belirtilen "ceza hükmü taşıyan özel kanun, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda bu Tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez" şeklindeki düzenlemeye muhalif kalınarak, mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında hükmolunan netice adli para cezası miktarından fazla miktarda bu sanıktan alınarak katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmesi hususları ayrı ayrı yasaya aykırı ve istinaf itirazları bu yönüyle yerinde ise de;...''

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2026 tarihli ve 2026/411 Esas, 2026/759 Karar sayılı kararında; ''...Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2023/14813 Esas, 2024/6219 Karar ve 2022/4467 Esas, 2024/3525 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/2. maddesinde belirtilen "ceza hükmü taşıyan özel kanun, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda bu Tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez" şeklindeki düzenlemeye muhalif kalınarak, mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında hükmolunan netice adli para cezası miktarından fazla miktarda olmak üzere bu sanıktan alınarak katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmasına karar verilmesi yasaya aykırı ve istinaf itirazları bu yönüyle yerinde ise de;...'' gerekçelerine dayanan kararlar verildiği anlaşılmıştır.

D- KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ VE TALEBİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2026 tarihli, UG - 2026/59567 sayılı Uyuşmazlık talebinin değerlendirilmesi konulu yazısında; "...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/2. maddesinde ki "yalnız para cezasına hükmolunan davalarda" ifadesiyle sadece doğrudan hükmolunan adli para cezaları yönünden avukatlık ücretine sınırlama getirildiği, sanık hakkında hapis cezasına hükmolunması ve hapis cezasının mahkemenin takdirine bağlı olarak TCK'nın 50/1. maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği hallerde katılan lehine verilecek vekalet ücretinin belirlenmesinde Tarifenin 14/2. maddesindeki kısıtlamanın gözetilemeyeceği, aksi kabulün aynı durumdaki dosyalarda, katılan olanlardan, sanığa verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilenlerle çevrilmeyeler arasında eşitsizliğe neden olacağı, her ne kadar TCK'nın 50. maddesinin beşinci fıkrasında "Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiş ise de düzenlemenin amacı, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, gerek cezanın ertelenmesi gerekse tekerrür hükümleri yönünden hürriyeti bağlayıcı cezanın yerine verilmiş olan adli para cezasına veya tedbire itibar olunması gerektiğine yönelik olup, vekalet ücretinin belirlenmesinde bu kabule itibar olunamayacağı, sonucuna varıldığından; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 28/01/2026 tarihli ve 2025/1134 esas ve 2026/356 karar; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22/04/2025 tarihli ve 2024/1469 esas ve 2025/936 karar; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 21/01/2026 tarihli ve

2024/3708 esas ve 2026/441 karar ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13/02/2026 tarihli ve 2026/411 esas ve 2026/759 karar sayılı kararları arasındaki uyuşmazlığın, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 28/01/2026 tarihli ve 2025/1134 esas ve 2026/356 karar sayılı kararında belirtilen kabul doğrultusunda giderilmesi arz olunur." görüşü ileri sürülmüştür.

E- KARAR UYUŞMAZLIĞI İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER 1- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanunu'nun Başkanlar Kurulunun Yetkileri Başlıklı 35. maddesi; ''Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulu kendi aralarında toplanır ve aşağıdaki görevleri yaparlar: 1. Daireler arasında çıkan iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlamak, 2. (Mülga: 15/8/2016-KHK-674/10 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/10 md.) 3. Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek,[15] 4. Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek. (Değişik fıkra: 20/11/2017 – KHK-696/92 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/87 md.) (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir. (Ek fıkra: 20/7/2017-7035/12 md.) Gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak bölge adliye mahkemeleri ceza ve hukuk daireleri arasındaki iş bölümü, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.''

2-5237 sayılı Kanun'un Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlıklı 50. maddesi; ''Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,

f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir. (2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. (4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz. (5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir. (6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8] (7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.''

3- Aynı Kanun'un Adlî para cezası başlıklı 52. maddesi; ''(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.[10] (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. (4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.''

4-Karar tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin Ceza davalarında ücret başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrası; ''(2) Ceza hükmü taşıyan özel kanun, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda bu Tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez.'' hükümlerini içermektedir.

F-) İNCELEME, DEĞERLENDİRME, GEREKÇE VE SONUÇ Türk Ceza Kanunu dışında kalan ve ceza hükmü taşıyan mevzuatta tanımlanan suçların, cezai müeyyide olarak sadece adlî para cezası gerektirdiği yönünde düzenlemeler bulunabildiği gibi hapis cezası, hapis cezası ile birlikte adlî para cezası veya hapis cezasına seçenek yaptırım olarak adlî para cezası

gerektirdiği yönünde düzenlemeler de bulunmaktadır. Anılan mevzuatta tanımlanan suçlar nedeniyle verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin olarak temel cezanın belirlenmesi sırasında, Mahkemece, cezai müeyyide olarak sadece adlî para cezası gerektiren suçların dışında, hapis cezasına seçenek yaptırım olarak adlî para cezası gerektiren suçlar bakımından doğrudan adlî para cezası seçilebilecekken, diğer durumlarda, temel cezayı hapis cezası olarak belirlemek zorunda olan Mahkemece, ancak yasal şartların mevcut olması durumunda, hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinde sayılan adlî para cezası ya da diğer tedbirlere çevrilmesine karar verilebilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, anılan maddede yer alan düzenlemede seçenek yaptırım olarak sadece adlî para cezasının öngörülmemiş olmasıdır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin Ceza davalarında ücret başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca neticeten adlî para cezasına hükmolunan davalarda da uygulanması gerektiğinin kabul edilmesi durumunda, hapis cezasının, anılan maddenin birinci fıkrasının b,c,d,e ve f bentlerinde yer alan diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilen davalara nazaran, adlî para cezasına hükmolunan davalarda eksik vekâlet ücretine hükmedileceği, bu durumun da hakkaniyete aykırı uygulamaların ortaya çıkmasına neden olacağı tartışmadan uzak olup, Yargıtay'ın genel uygulaması da, vekalet ücretine ilişkin düzenlemenin, sadece adlî para cezası gerektiren ya da seçimlik ceza olarak adlî para cezası öngörülüp adlî para cezasının seçildiği Türk Ceza Kanunu dışında kalan ve ceza hükmü taşıyan mevzuatta tanımlanan suçlar kapsamında açılan davalarda uygulanması gerektiği yönündedir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. ve 11. Ceza Dairelerinin kararlarında atıf yapılan Dairemizin 07.06.2024 tarihli ve 2023/14813 Esas, 2024/6219 Karar sayılı ilâmında da Mahkemece, seçimlik cezalardan adlî para cezasının seçilmesi sureti ile temel cezanın belirlenmiş olduğu, bir başka anlatım ile; 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesinin uygulama alanının bulunmadığı da anlaşıldığından, Türk Ceza Kanunu dışında kalan mevzuatta yer alan düzenlemeler dikkate alınmak sureti ile, sadece adlî para cezası gerektiren suçlar kapsamında hükmolunan adlî para cezaları ile seçimlik ceza olarak adlî para cezasının öngörüldüğü ve Mahkemece seçimlik cezalardan adlî para cezasının seçildiği durumlarda Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin Ceza davalarında ücret başlıklı 14. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabileceğine, temel cezanın hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca neticeten adlî para cezasına hükmolunan davalar bakımından ise tarifenin anılan hükmünün uygulanmasına olanak bulunmadığına, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5 ve 11. Ceza Daireleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, Dosyanın talepte bulunan Adana Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemelerinin Ceza Dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1467, K. 2026/7673, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-1467-e-2026-7673-k-25332e8b0ef7