Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1462 E. 2026/6744 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1462
- Karar No
- 2026/6744
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/30 E. 2021/588 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianamede talep bulunmadığı gibi Mahkemece bu hususta bir karar da verilmediği gözetilerek katılan ... İdaresi vekilinin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ana dosya ve birleşen dosyada ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Bozma sonrası yapılan yargılamada, sanığa yokluğunda karar verileceğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/2. maddesi şerhli davetiye tebliğ edilmeden ve sanığın savunması alınmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereğince kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son, 3/5, 3/10. maddesinden ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müsessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın, bozma öncesi savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği cihetle, sanığa eşyanın ithalinde öngörülen ... vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükümlülükler toplamının kamu zararı olduğunun bildirilerek süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, "...kurumun zararını karşılamadığından..." şeklindeki yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesi uyarınca birinci fıkradaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
6.İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu kaçak eşya hakkında bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.