Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1025 E. 2026/6778 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1025
- Karar No
- 2026/6778
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/834 E., 2021/1289 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 24.03.2019-09.06.2020 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/834 Esas, 2021/1289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 18.01.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2026 tarihli ve 94660652-105-60-21333-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/39667 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/39667 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Benzer nitelikte bir olay nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14/07/2020 tarihli ve 2020/11559 esas, 2020/9683 karar sayılı ilamında ''Dosya içerisinde sanığa ait olan ... Askeri Hastanesinin 07.12.2007 tarihli Sağlık Kurulu raporunda ''İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu'' teşhisiyle askerliğe elverişli değildir.'' tespiti karşısında, sanığın suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığının veya önemli derecede azalma olup olmadığının tespiti için tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarından ya da Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması'' şeklinde belirtildiği üzere, sanığın 17/06/2018-29/08/2018, 31/08/2018-22/03/2019, 24/03/2019-09/06/2020, 11/06/2020-09/09/2020 tarihleri arasında üzerine atılı firar suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesin 09.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesinin 22.05.2024 tarihli sağlık kurulu raporuna göre 17/06/2018-29/08/2018, 31/08/2018-22/03/2019, 24/03/2019-09/06/2020, 11/06/2020-09/09/2020 tarihlerinde askerliğe elverişli olmadığı tespitine yer verildiğinden sanığın beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 2-Dosya kapsamına göre, ... Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında askerlik hizmetini yapan sanığın 17/06/2018 tarihinde çıkmış olduğu çarşı izninden dönmeyerek firar ettiği, daha sonra 29/08/2018 tarihinde yakalanan sanığın 31/08/2018 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmayarak yine firar ettiği, akabinde 22/03/2019 tarihinde yakalanan sanığın 24/03/2019 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmayarak tekrar firar ettiği, 09/03/2020 tarihinde yakalanan sanığın 11/03/2020 tarihinde birliğine katılması gerekirken yine firar ettiği, bu suretle sanığın 17/06/2018 tarihinde çıkmış olduğu çarşı izninden dönmeyerek firar ettiği ve yakalanmış olduğu 09/09/2020 tarihine kadar firari durumda kaldığı ve işlediği firar eylemlerinden ötürü Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/11/2020 tarihli ve 2020/5877 soruşturma, 2020/2022 esas, 2020/1202 sayılı iddianame üzerine Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında 17/06/2018-29/08/2018, 31/08/2018-22/03/2019, 24/03/2019-09/06/2020, 11/06/2020-09/09/2020 tarihlerini kapsayan firar eylemlerinden dolayı 1632 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçundan ayrı ayrı 4 kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak sanığın yargılamaya konu 24/03/2019-09/03/2020 tarihleri arasını kapsayan eylemi hakkında daha önceden Erbaa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/09/2020 tarihli ve 2020/469 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde, Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2021 tarihli ve 2020/484 esas, 2021/895 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince 24/03/20 19... /03/2020 tarihli eylem yönünden mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE (1) numaralı istem yönünden; Her ne kadar dosya arasında bulunan, .... Üniversitesi Hastanesinin 22.05.2024 tarihli sağlık raporunda sanığın belirtilen tarihlerde patolojik kişilik bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişli olmadığı cihetle sanığın atılı suçlardan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuş ise de; kanun yararına bozmaya konu kararın istinaf edilmeksizin 18.01.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleşmesinden sonra söz konusu sağlık raporunun tanzim edildiği, yeni bir delil niteliği taşıması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesine konu edilebileceği;
(2) numaralı istem yönünden; Her ne kadar sanığın yargılamaya konu 24.03.2019-09.03.2020 tarihleri arasını kapsayan eylemi hakkında daha önceden Erbaa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.09.2020 tarihli ve 2020/469 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde, Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2020/484 Esas, 2021/895 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kanun yararına bozma ihbarnamesine konu davanın mükerrer olması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği talep edilmiş ise de; Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/834 Esas, 2021/1289 Karar sayılı kararında sanığın 24.03.2019-09.06.2020 tarihleri arasındaki vuku bulan eyleminin tek bir eylem kabul edilmesine karşın; ...Askerlik Şubesi Başkanlığının 18.10.2021 tarihli yazısında da belirtildiği üzere sanığın 09.03.2020 tarihinde yakalanarak askerlik şubesine teslim edildiği, askerlik şubesi tarafından 1 gün yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği ancak sanığın Birliğine katılış yapmayarak tekrar 09.06.2020 tarihinde yakalandığı görülmekle; sanığın 24.03.2019-09.03.20 20... .03.2020-09.06.2020 tarihleri arasında temadi eden iki ayrı firar suçuna konu eyleminin bulunduğu ve suça konu eylemlerine ilişkin suç tarihlerini kapsar mahiyette usulüne uygun olarak iddianame düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma talebine konu davanın mükerrer olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.