Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1035 E. 2026/6777 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1035
Karar No
2026/6777
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/223 E., 2023/510 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık SUÇ TARİHLERİ : 18.11.2022-20.12.2022 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2023 tarihli ve 2023/223 Esas, 2023/510 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53... . maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.02.2026 tarihli ve 94660652-105-71-35255-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2026 tarihli ve KYB - 2026/30112 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2026 tarihli ve KYB - 2026/30112 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanık hakkında bakaya kalma eylemine ilişkin .... Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından verilen, 28.01.2020 tarihli ve 2020-228 Karar sayılı idari para cezasının doğrudan, sanığın mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 15.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinde “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği cihetle, sanığın doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari para cezasının usulüne uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği ve 1632 sayılı Kanun'un 63/1. maddesinde düzenlenen bakaya kalma suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesinde yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2023 tarihli ve 2023/223 Esas, 2023/510 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1035, K. 2026/6777, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-1035-e-2026-6777-k-05a13d312552