Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/5555 E. 2026/4776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5555
- Karar No
- 2026/4776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2025/1356 E., 2025/2310 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'na muhalefet ASIL KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karara ilişkin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan ek karar ve asıl kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli ve 2017/352 Esas, 2022/501 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anıla Kanun'un 3/5. maddesi gereğince neticeten hapisten çevrili 1.000,00 TL ve doğrudan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/3201 Esas, 2022/3937 Karar sayılı kararı ile sanığın istinaf başvurusu üzerine "Mahkemece, lidokain ilaç etken maddesini bulundurduğu analiz raporuyla da belirlenen ... 50000 ibareli ürünün, ilgili eczanelere gönderilen faturalar da dikkate alınarak, sanığın yetkilisi olduğu firmadan gönderildiğinin tespiti bakımından ilgili faturaların sanığın defter ve belgelerinde yer alıp almadığının incelenip satışların ortaya konması, bu ürünlerin yurt dışından gelip gelmediğinin anlaşılabilmesi için ithalatına ilişkin beyanname ve belgelerin araştırılıp dosya arasına alınması, lidokain maddesi içerdiği halde usulünce Sağlık Bakanlığından izin alınmaksızın ithal edilip edilmediğinin belirlenmesi, Yine; sanığın ithal ettiğini bildirdiği ve bilirkişi raporunda da ithale ilişkin beyannamelerin incelendiği gözetilerek, ... isimli ürün yönünden Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Analiz ve Kontrol Laboratuvarları Daire Başkanlığınca düzenlenen 14/01/2015 tarihli analiz raporunda bir analiz sonucu belirtilmediğinden ve ancak ... Müdürlüğünün 24/02/2015 tarihli Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı yazıda ... ... isimli ürünü de sayarak, analiz için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Analiz ve Kontrol Laboratuvarına gönderildiği bildirildiğinden, ... isimli ürün yönünden analiz raporu aldırılıp aldırılmadığı tespit edilip, gerekiyorsa analiz yaptırılıp lidokain ilaç etken maddesi yada Sağlık Bakanlığı iznini gerektiren başka bir madde bulunup bulunmadığının tespit edilip, gerekli izinler alınmadan ithal edilip edilmediği belirlenmeden, analiz raporu olmadığı halde lidokain maddesi bulundurduğunun kabulü ile sanığın gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın mahkumiyetine karar verilmesi, Ayrıca; ... Müdürlüğünce 25/09/2014 tarihinde, ... Eczanesinde başlanan ve izleyen tarihlerde devam eden denetimlerde tespitlerde bulunulduğu, 1262 sayılı Yasanın 19/1 maddesindeki kabahatin 02/01/2014 tarih, 6514 sayılı Yasanın 32. Maddesi ile suç olarak düzenlendiği, ele geçen eşyaların usulsüz ithal edildiği ortaya konamaz ise unsurlarının oluşması halinde 1262 sayılı Yasanın 19/1 maddesinin uygulanma ihtimalinin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olmakla," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2025 tarihli ve 2024/298 Esas, 2025/26 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.05.2025 tarihli ve 2025/1356 Esas, 2025/2310 Karar sayılı asıl kararı ile katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/1356 Esas, 2025/2310 Karar sayılı ek kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının asıl karara yönelik temyiz isteği; asıl karar temyize tabi olduğu halde kesin olduğu belirtilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, istinaf incelemesi sonucu verilen bozma kararına ilk derece mahkemesinin direnme hakkı bulunmadığına, bozma sonrası verilen beraat kararının istinaf incelemesi ile verilmesi halinde kararın temyize tabi olacağı, ancak bu haliyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, istinaf incelemesi ile verilen bozma kararının ve bozma sonrası verilen beraat kararının hukuken geçerli olmadığına, sanığın mahkûmiyeti geretiğine, ek karara yönelik temyiz isteği ise; asıl karara yönelik temyiz istemine atıfla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.05.2025 tarihli ve 2025/1356 Esas, 2025/2310 Karar sayılı kararının temyizinin kabil olduğuna, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilâmında da açıkça belirtildiği üzere; "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır." Bu nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 15.11.2022 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen 15.01.2025 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/1356 Esas, 2025/2310 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 29.05.2025 tarihli ve 2025/1356 Esas, 2025/2310 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair asıl kararları; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ilk karar olan 22.04.2022 tarihli ve 2017/352 Esas, 2022/501 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak yapılan istinaf istemi üzerine istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp, duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 18.06.2025 tarihli ve 2025/1356 Esas, 2025/2310 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair hukuka aykırı ek kararı kaldırılarak asıl hükmün incelenmesinde; başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 29.05.2025 tarihli ve 2025/1356 Esas, 2025/2310 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.