Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3856 E. 2026/7827 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3856
Karar No
2026/7827
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/60 E., 2025/154 K. ŞİKÂYETÇİ : ... İdaresi SUÇ : 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, iade TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

I- Şikâyetçi ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Bakımından Yapılan İncelemede; Suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Katılan ... ve Orman Bakanlığı adına ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Temyiz İstemi Bakımından Yapılan İncelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

A-Beraat Kararı Bakımından Yapılan İncelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B- İade Kararı Bakımından Yapılan İncelemede; Kanun hükümlerinin yorumlanmasına ihtiyaç duyulan hallerde bu yorumu yapma ve uygulama yetkisinin derece Mahkemelerine ve Yargıtay'a ait olması, salt Kanunlarda yer alan düzenlemelerin farklı yorumlanma ihtimallerinin bulunmasının, yapılan yorumda bariz bir takdir hatası bulunduğu ya da yapılan yorumun genişletici bir yorum olduğu anlamına da gelmeyeceği, anılan yorumların yerinde ve/veya isabetli olup olmadığını denetleme yetkisinin ise Anayasa Mahkemesine ait olmadığının açıkça sabit olmasına ve Anayasa Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen ilkelere uygunluk göstermediğinin anlaşılmasına karşın, gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153. maddesinde gerekse 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinde yer verilen düzenlemeler uyarınca; anılan ihlal kararı uyarınca yeniden yargılama yapılmasında yasal zorunluluk bulunduğu değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde, soyut tehlike suçu olması nedeniyle genetiği değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinin doğurabileceği risklerin zarara sebebiyet vermesi aranmamakla birlikte, asıl dava ve birleşen davalar kapsamında el konulanlar dışında 8.735.560 kg çeltiğin insan gıdası olarak tüketilmesi amacı ile iç piyasaya sürüldüğü, ihale ile tedarik edildiği anlaşılıp ... Deniz İkmal Komutanlığı'na teslim edilen pirinçlerin ilk kısmın tamamı ile ikinci kısmın bir bölümünün tüketildiği de anlaşıldığından, teslime ilişkin ikinci taksitten kalan 5.395 kg prinç ile üçüncü taksitin tamamı olan 11.000 kg pirince el konulduğu somut olay bakımından verilen beraat kararının, Anayasa Mahkemesince verilen karar uyarınca Dairemizce onanmasına karar verilmiş olmakla birlikte; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.03.2019 tarihli ve 2017/19-185 Esas, 2019/217 Karar sayılı ilamında, asıl ve birleşen davalar kapsamında düzenlenen iddianamelere konu çeltik ve pirinçlere fiziki olarak genetiği değiştirilmiş soya DNA'sının bulaştığının kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği sabit olup, Ülkemizde, Biyogüvenlik Kurulu tarafından gıda amaçlı kullanımına onay verilmiş bir gen bulunmadığından, gıda amaçlı kullanılmak üzere ithal edildiği sabit olup gıda amaçlı olarak onay verilmemiş genin bulaşmış olduğu kabul edilen suça konu el konulan ve muhafaza altına alınan ürünlerin; üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturduğunun sabit olması nedeniyle 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3856, K. 2026/7827, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-3856-e-2026-7827-k-c3c0813546db