Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/2202 E. 2026/3862 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2202
- Karar No
- 2026/3862
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/312 Esas, 2017/52 Karar SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : Uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığı kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Of Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2017 tarihli ve 2016/312 Esas, 2017/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kararın istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2017/951 Esas, 2017/899 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesine müteakip, Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereğince uyarlama talebinde bulunulması üzerine, Of Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2016/312 Esas, 2017/52 Karar sayılı ek kararı ile sanığın cezasının infaz edildiğinden bahisle uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına karar verilerek, anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2025 tarihli ve 94660652-105-61-17205-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2025 tarihli ve KYB- 2025/37317 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB- 2025/37317 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Of Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2023 tarihli ek kararı ile, sanığın cezalarının infaz edildiğinden bahisle uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/02/2009 tarihli ve 2008/5-220 esas, 2009/28 karar sayılı ilâmında ''...infazı tamamlanmış olan hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip edilemeyeceği hususunda açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, infaz edilmiş hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip edilemeyeceği kuşkulara yol açmış ise de, yasanın infaz edilmiş hükümlere infazdan sonra da bir takım sonuçlar bağladığı, bu anlamda lehe yasanın belirlenerek uygulanmasının, hakkındaki hüküm infaz edilmiş olan hükümlüler açısından da “lehe durumlar oluşturabileceği” ve hükümlünün böyle bir istemde bulunmasında hukukî yararı bulunacağı, sonraki yasanın, cezası infaz edilmiş hükümlü açısından lehe bir durum oluşturup oluşturmayacağının her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekeceğinden, “infaz edilmiş bulunan hükümlerle ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılamaz” şeklinde bir ilke konulmasının kabul edilemeyeceği...'' şeklindeki açıklamalar gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve 2019/10269 esas, 2020/15850 karar sayılı ilâmında yer alan "...Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin, dosya bilirkişiye tevdii edilerek tespit ettirilmek sureti ile; 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu..." şeklindeki açıklamalar karşısında, Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61, 62... . maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen "kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık ve hafiflik-pek hafiflik müessesesi" yönlerinden uyarlama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. Of Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ek kararının katılan ... İdaresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, dosya kapsamına göre katılan ... İdaresinin ek karara yönelik itiraz hakkı bulunduğu anlaşılmakla, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.