Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/4522 E. 2026/3861 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4522
- Karar No
- 2026/3861
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/13 Değişik İş SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet KARAR : İtirazın kısmen kabulü, kısmen reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2012 tarihli ve 2011/770 Esas, 2012/174 Karar sayılı kararı ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan kurum lehine 220,00 TL dilekçe yazım ücretine hükmedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 30.10.2013 2012/29407 Esas, 2013/20454 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmesine müteakip, sanık hakkında 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu'nunda yapılan değişiklik gereğince uyarlama talebinde bulunulması üzerine, Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2023 tarihli ve 2023/1093 Esas, 2023/1517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara yönelik katılan vekilinin itirazının ise Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2024 tarihli ve 2024/13 Değişik İş sayılı kararı ile katılan kurum yönünden müdahilliğine karar verilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne, diğer hususlar bakımından itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 94660652-105-27-7994-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2025 tarihli ve KYB- 2025/89667 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB- 2025/89667 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''1-Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/18 32... /3352 karar sayılı ilâmında yer alan, "İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.02.2006 tarihli ve 11-12 sayılı kararında, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararda önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesinin gerektiğinin belirtilmesi karşısında, Uyarlama yargılaması sonucunda Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2023 tarihli ve 2023/1093 esas, 2023/1517 sayılı kararı ile müdahil kurumun kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk kararda belirtildiği gibi tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden 220,00 Türk lirası dilekçe vekâlet ücretine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, anılan karara karşı yapılan itirazın kabulü ile vekâlet ücreti yönünden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 08.12.2011 havale tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu ve Mahkemece 03.02.2012 tarihli celsede anılan kurumun katılan olarak davaya kabulüne karar verildiği cihetle, uyarlama yargılaması sırasında yeniden davaya katılma talebinde bulunulması gerekmediği gözetilerek itirazın değerlendirilmesi gerekirken, anılan kurum hakkında katılma kararı verilmediği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir..'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE "Kanun Yararına Bozma" olağanüstü kanun yollarındandır. Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Bu olağanüstü kanun yolunun amacı, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsi hak niteliğindeki davaya katılma ve vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.