Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7900 E. 2025/9403 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7900
- Karar No
- 2025/9403
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/230 E., 2024/275 K. ŞİKAYETÇİ : Tarım ve Orman Bakanlığı SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında vefat nedeniyle düşme; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme, suça konu eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Şikayetçi ... vekili, katılan ... İdaresi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) suçundan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdarasi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Düşme Kararını Temyiz İstemi Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesindeki "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında vefat ettiği anlaşılan sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Kararlarını Temyiz İstemi Yönünden: Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2014 tarihli ve 2012/833 Esas, 2014/5 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ...'nın ise beraatine karar verildiği, sanıklar ... ve ... yönünden hükmün kesinleştiği ve ... yönünden ise Dairemizin 03.07.2018 tarihli ve 2016/6151 Esas, 2018/8088 Karar sayılı ilâmıyla, beraat hükmünün bozulmasına karar verildiği halde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları kesinleşen sanıklar ... ve ... yönünden de Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/230 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek anılan sanıklar yönünden temyiz incelemesine konu 16.05.2024 tarihli kararda zamanaşını nedeniyle düşme kararı verilmek suretiyle yeniden hüküm tesis edilmesi hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek katılan ... İdaresi vekilinin bu sanıklar yönünden temyiz talebi inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede; Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2013 tarihli ve 2012/716 Esas sayılı dosyasında birleştirme kararı verilen sanık ... hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; anılan sanık yönünden mahallinde karar verilmesi mümkün görülerek yapılan incelemede; Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, ... yönünden 23.09.2013, sanıklar ... ve ... için 22.10.2013 tarihli mahkûmiyet kararından incelenen diğer sanıklar yönünden ise savunma tarihlerinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden tüm sanıklar yönünden 07.01.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarından itibaren asli zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.