Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4425 E. 2025/4808 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4425
Karar No
2025/4808
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E.- 2023/93K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/181 E. - 2015/651 K. sayılı ilamı ile yürütülen yargılama neticesinde temyiz dışı sanık ... ... hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.04.2021 tarihli ve 2020/9908 Esas,2021/3523 Karar sayılı ilamı ile; "Sanık hakkında 1. derece doğal sit alanında yer alan Çamlıhemşin ilçesi Hazindak ... mevkiinde yetkili kurumlardan izin almaksızın inşaat yaptığı iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; sanığın aşamalardaki savunmalarında kendisinin ücret karşılığında usta olarak çalıştığını, evin Amerika'da yaşayan sadece yazları Türkiye’ye gelen ...’ya ait olduğunu belirterek atılı suçlamayı kabul etmemesi, kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde düzenlenen 29.09.2015 tarihli tutanakta; aynı yaylada evi bulunan ...’e sorulduğunda bahse konu evi bildiğini, evin ...’ya ait olduğunu ve halen onun kullandığını, ...’nın evin yapımında yevmiye karşılığında ... adına çalıştığını, ev üzerinde herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığını ifade ettiğinin belirtilmesi karşısında, öncelikle inşaat sahibi olduğu belirtilen ... hakkındaki suç duyurusunun akıbeti araştırılarak dava açılmış olması halinde davaların birleştirilerek ...’nun beyanının tespiti, ayrıca kolluk tutanağında adı geçen ...’ün tanık olarak ifadesinin alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat hükmü tesisi, "gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece bozma kararına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; temyiz dışı sanık ... ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, sanık ...'nun ise 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3,52/2, ve 53/1. maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis ve 80TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay süreyle denetim süresine tabi tutulmasına , hakkı olmayan yere tecavüz suçu yönünden 5237 sayılı TCK'nın 154/1, 62, 50/1-a,52 maddeleri uyarınca 3000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık ... müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; beraat kararı verilmesi gerektiğine, müvekkiline sit ilanının tebliğ edilmediğine, sanık üzerine atılı suçların yasal unsurlarının gerçekleşmediğine, re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 01.07.2014 tarihinde Orman Muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında 8x8m ebatlarında yaklaşık 64m2 3 katlı yapının izinsiz olarak yapıldığının tespiti üzerine Tarım ve Orman ( Orman ve Su İşleri) Bakanlığı Kaçkar Dağları Milli Parklar Müdürlüğünün 07.07.2014 tarihli suç duyurusu ile yapılan kaçak yapının 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 14 ve 15. maddeleri, 4342 sayılı Mera Kanununun 20.maddesine ve 6831 sayılı Orman Kanununun 17.maddesine aykırı olarak yapıldığı, suça konu yapının 2863 sayılı Kanun kapsamında koruma alanı ve milli park alanı sınırları içerisinde kaldığından bahisle suç duyurusunda bulunulması üzerine temyiz dışı sanık ... ... hakkında fikri içtima kuralları uygulanmak suretiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde temyiz dışı sanık ... ... hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat karar verildiği, Dairemizce inşaatı yaptıran kişinin (inşaat sahibinin) sanık ... olduğuna dair tespitler üzerine Yerel Mahkeme ilamının bozulduğu, bozma üzerine Yerel Mahkemece ... hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının birleştirme talepli 2021/2421 esas sayılı iddianamesiyle sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Suçlamaya konu alanın ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 19.05.1988 tarihli ve 3148 sayılı kararıyla doğal sit alanı olarak belirlendiği, daha sonrasında aynı Kurulun 18.02.2010 tarihli ve 2529 sayılı kararıyla sit sınırlarının yeniden belirlendiği ve her iki kararın da usulünce ilan edildiği dosya kapsamındaki ilan tutanaklarından anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 26.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna göre, suçlamaya konu yapının Çamlıhemşin ilçesi,... Köyünde bulunan 101 ada 1 numaralı orman parseli içerisinde bulunan Hazin Dak merası içerisinde kaldığı ve 1. derece doğal sit alanında kaldığının belirtildiği , inşaat bilirkişi raporuna göre ; yapının 1 bodrum kat,1 zemin kat ve 1 çatı bölümü olmak üzere iki katlı olduğu , yapının inşaatının %90 oranında tamamlanmış olduğu, yapının sit alanı ve Milli park sınırları içerisinde Hazındak merası içerisinde kaldığı, ve izinsiz yapılan bina nedeniyle sit alanında inşai ve fiziki müdahalede bulunulduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın alınan savunmasında özetle suçlamaya konu yapının 100 yıldır Hazindak yaylasında bulunduğunu, kendisinin yeni bir temel atıp inşaatı gerçekleştirmediğini sadece tamirat ve tadilat yaptırdığını, zemine müdahalede bulunmadığını, banyo ve odaları tadilat ettirdiğini suç işleme kastı olmadığını, beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarını işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1-2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz istemi bakımından; Dosya arasında yer alan bilirkişi raporları ile taşınmaza ilişkin fotoğraflar dikkate alındığında taşınmazda izinsiz olarak gerçekleştirilen müdahalelerin esaslı onarım niteliğinde olduğu değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde; Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Hakkı olmayan yere tecavüz suçu yönünden kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz istemi bakımından; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır.. a)Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),..(11) Suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz. (Ek cümle:8/7/2021-7331/22 md.) Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, Somut olayda, sanığın seri muhakeme usulüne tabi olan hakkı olmayan yere tecavüz suçunu seri muhakeme usulüne tabi olmayan başka bir suçla birlikte işlediği, suç tarihinin 01.07.2014 olduğu, suç tarihi itibariyla 08.07.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 22. maddesiyle yapılan değişikliğin yürürlüğe girmediği, seri muhakeme usulunün sonuçları itibarıyla maddi hukuka ilişkin olduğu ve sonuç cezayı etkileyeceği, Anayasa Mahkemesi'nin 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, 2-Hakkı olmayan yere tecavüz suçu yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında; “... sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene CMK'nın 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve CMK'nın 234/1-b maddesinde sayılan hakları kullanma imkânının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, anılan suç yönünden suçtan zarar gören Maliye Hazinesinin davadan haberdar edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Pazar(Rize) 2.Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4425, K. 2025/4808, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4425-e-2025-4808-k-341c5ba149e4