Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6853 E. 2024/10553 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6853
- Karar No
- 2024/10553
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1335 E., 2022/26 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Uyarlama sonucu mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet etmek suçundan sanık ... Varlıkhanli'nin, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2013 tarihli ve 2010/397 Esas, 2013/593 Karar sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine aynı Mahkemenin 21.04.2020 tarihli ve 2010/397 Esas, 2013/593 Karar sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği, uyarlama yargılaması sonucunda Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli ve 2020/1335 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 ncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 3 ncü maddesinin birinci fıkrası, yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 52 nci maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve 320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 51 nci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57978 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının Dairemize gönderildiği, Dairemizin 29.02.2024 tarihli tevdii kararı sonrasında, istenen hususta görüş hazırlanmak suretiyle dosyanın tekrar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98248 sayılı Tebliğnamesi ile Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57978 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesince 22/04/2013 tarihinde hükmedilen 6.000,00 Türk lirası ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezasına ilişkin hükmün temyiz edilmeden 07/11/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'unda yapılan değişiklik sebebiyle yapılan uyarlama yargılaması sonucunda aynı mahkemenin 31/12/2021 tarihli kararıyla 3 ay 10 gün erteli hapis ve 320,00 Türk lirası adli para cezasına mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Uyarlama yargılamasında, hükümlünün aleyhe bozma yasağından yararlanma ve kazanılmış hakkı bulunmamakta ise de, uyarlama yargılamasında, kesinleşen ve uyarlamaya konu edilen hükümdeki ceza miktarından daha fazla bir ceza verilmesinin söz konusu olamayacağı, bu kapsamda somut olarak karşılaştırma yapıldıktan sonra kesinleşen hükümdeki ceza miktarından daha fazla bir ceza verilmesi düşünüldüğünde uyarlama isteminin reddine karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, 22/04/2013 tarihinde verilen ilk hükümdeki 6.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, uyarlama yargılaması sonucu verilen ikinci hükümdeki 11/01/2022 tarihli 3 ay 10 gün erteli hapis cezasından sonuçları itibariyle sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98248 sayılı kanun yararına bozma isteminin ise; " 1- Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesince 22/04/2013 tarihinde hükmedilen 6.000,00 Türk lirası ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezasına ilişkin hükmün temyiz edilmeden 07/11/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 15/04/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'unda yapılan değişiklik sebebiyle yapılan uyarlama yargılaması sonucunda aynı mahkemenin 31/12/2021 tarihli kararıyla 3 ay 10 gün erteli hapis ve 320,00 Türk lirası adli para cezasına mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Uyarlama yargılamasında, hükümlünün aleyhe bozma yasağından yararlanma ve kazanılmış hakkı bulunmamakta ise de, uyarlama yargılamasında, kesinleşen ve uyarlamaya konu edilen hükümdeki ceza miktarından daha fazla bir ceza verilmesinin söz konusu olamayacağı, bu kapsamda somut olarak karşılaştırma yapıldıktan sonra kesinleşen hükümdeki ceza miktarından daha fazla bir ceza verilmesi düşünüldüğünde uyarlama isteminin reddine karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, 22/04/2013 tarihinde verilen ilk hükümdeki 6.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, uyarlama yargılaması sonucu verilen ikinci hükümdeki 11/01/2022 tarihli 3 ay 10 gün erteli hapis cezasından sonuçları itibariyle sanığın daha lehine olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi kapsamında kaldığı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesinde "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemelere yer verildiği nazara alındığında, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ve sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/1, 10 ve 23. fıkralarının ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre belirlenen temel ceza ile birlikte doğrudan 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) nolu istem yönünden yapılan değerlendirmede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (2) nolu talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. (1) nolu talep yönünden ise, mahkemenin yapacağı değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden (1) nolu taleple ilgili bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) nolu isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2020/1335 Esas, 2022/26 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.Bozma sebebine göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98248 sayılı kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) nolu istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.