Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/6040 E. 2024/11565 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6040
Karar No
2024/11565
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/716 E., 2017/95 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracı müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, açılan kamu davasından haberdar edilmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 16.02.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna tebliğ edilmeden 13.11.2009 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın 27.10.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla, Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise ... (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 16.02.2009 tarihli hükme yönelik Tarım ve Orman Bakanlığının (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan Kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 27.10.2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının bildirimi sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımını kesen son sebep olan 04.09.2008 tarihli savunmadan itibaren hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının sahibine iadesine, üzerindeki şerhin kaldırılmasına, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/6040, K. 2024/11565, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-6040-e-2024-11565-k-b8cf1a45da9e