Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3110 E. 2025/9586 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3110
Karar No
2025/9586
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/449 E., 2024/25 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiği gerekçesine de dayandığı ancak nakil aracının iadesi hususunda kurulan hükmün Yargıtay tarafından onandığı ve Mahkemece de bu hususta yeniden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracına yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Sanığın 25.02.2014-26.02.2014 tarihleri arasında atılı suç nedeniyle gözaltında kaldığının anlaşılması karşısında gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 63. maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili, sanık ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında hükmolunan 1562 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince adlî para cezasına çevrilmemesi, zincirleme suç hükümleri uygulanarak hüküm kurulurken iki ayrı ceza yerine tek bir cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan 19.03.2014 tarihli kararla hükmolunan cezanın kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık hakkında temel ceza belirlendikten ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca gerekli artırım ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra, Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeden kesinleşen 2018/182 Esas, 2023/298 Karar sayılı ilâmına konu 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezasının mahsubuna karar verilmesi gerekirken "2 yıl 6 ay hapis ve 750 gün adli para cezasının" mahsubuna karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, sanık ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün 1. maddesinin 8. fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine "Sanık hakkında doğrudan verilen 1562 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesi gereğince günlüğü takdiren 20,00 TL'den hesap edilmek suretiyle sanığın 31.240,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi, hükmün 1. maddesinin 9. fıkrasında yer alan "2 yıl 6 ay hapis ve 750 Gün Adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün mahkememiz dosyasında hükmedilen cezadan MAHSUP EDİLMESİNE" ibaresinin çıkartılarak yerine" 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezasının neticeten verilen cezadan mahsubuna" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3110, K. 2025/9586, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3110-e-2025-9586-k-0c4ff9d0fb01