Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/2642 E. 2024/6190 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2642
- Karar No
- 2024/6190
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/234 Değişik İş SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'ın anılan Kanun'un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2013 tarihli ve 2011/1521 Esas, 2013/235 Karar sayılı kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 13.06.2017 tarihli ve 2015/1120 Esas, 2017/5025 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yapılan yargılama neticesinde sanığın 4733 sayılı Kanun'un 8/4, 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 52/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak zincirleme suça konu eylem nedeniyle sanık hakkında İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2012/389 Esas, 2014/613 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasının kesinleşmiş olduğundan bahisle verilen mahsup kararı gereğince sanığın neticeten 5 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2017 tarihli ve 2017/142 Esas, 2017/161 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile ikinci fıkrası değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5. maddesi kapsamında yeniden değerlendirme yapılması talebinin kabulü ile yapılan uyarlama yargılaması sonucunda sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/22, 5/2, 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 52/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak zincirleme suça konu eylem nedeniyle sanık hakkında İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2014 tarihli ve 2012/389 Esas, 2014/613 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasının kesinleşmiş olduğundan bahisle verilen mahsup kararı gereğince sanık hakkında ek ceza verilmesine yer olmadığına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/642 Esas, 2023/105 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/234 D.İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca, 15.02.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve 2024/22421 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22421 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 24/10/2011 tarihinde yabancı menşeli kaçak sigara satmak suretiyle 5607 Kanun'a ve 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediğinden bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2011 tarihli ve 2011/20865 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Yine sanığın inceleme dışı 11/12/2011 tarihinde işlediği aynı neviden suç nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27/01/2012 tarihli ve 2012/2601 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli ve 2012/389 esas, 2014/613 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2014 tarihli kararının kesinleşmiş olduğundan bahisle anılan karar ile hükmedilen hapis ve adli para cezalarından mahsup işlemi yapılmak suretiyle karar verilmiş ise de, anılan kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19/10/2022 tarihli ve 2022/6487 esas, 2022/14399 karar sayılı ilâmı ile gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilmek suretiyle bozulduğu ve yargılamanın İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/529 esasına kayden devam etmekte olduğu, dolayısıyla Mahkemesince sanığın her iki eyleminin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/12/2011 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir suçtan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilemeyeceği gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma istemine konu uyarlama yargılaması ile zincirleme suça konu halen derdest olan dosyada uygulanacak yargılama usullerinin farklı olduğu, uyarlama yargılamasına konu dosya ile derdest dosyanın birleştirilerek görülemeyeceği, zincirleme suç hükümlerine yönelik değerlendirmenin halen derdest olan dosya yapılabileceği, buna göre merciye yapılan itirazın kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla yapılan incelemede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/234 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.