Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1498 E. 2024/5332 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1498
Karar No
2024/5332
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/632 E., 2023/875 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kendisine firma tarafından bandrollü satış yapıldığına, bandrollerin sahte olduğunu bilme imkânı olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, lehe kanun uygulamasında hata yapıldığına, zamanaşımının dikkate alınmadığına, takdiri indirim sebeplerinin ve lehe hükümlerin uygulanmadığına, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğine ve beraati gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 09.12.2010 tarihinde ... isimli iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada kaçak sigara ve bandrolsüz içkiler ele geçirildiği, 22.01.2011 tarihli bandrol denetim tutanağına göre, aynı iş yerinde yapılan denetimde usulsüz bandrollü alkollü içki şişeleri ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında büfe işlettiğini, suça konu ürünleri temyiz dışı sanıklardan satın aldığını, suça konu sigaraları içmek için aldığını, şarapların ise bozuk olduğunu, ve satmadığını, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ödediğini beyan etmiştir. 23.01.2011 tarihli ekspertiz raporu ve kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dosyada mevcuttur. Gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın ödendiğine ilişkin makbuz dosyada mevcuttur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre olağan ve olağanüstü zamanaşımı süresinin inceleme tarihi itibarıyla dolmadığı anlaşıldığından, tebliğnamadeki görüşe iştirak edilmemiştir. Arama ve bandrol denetim tutanakları, sanık savunmaları, bozma ilâmları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemlerinin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında neticeten kısa süreli hapis cezasına hükmedildiği halde "cezanın miktarı" gerekçe gösterilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığı kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1498, K. 2024/5332, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-1498-e-2024-5332-k-859c6bb92670