Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1005 E. 2025/6176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1005
- Karar No
- 2025/6176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1849 E., 2023/2963 K. SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Davanın düşmesine ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/129 Esas, 2023/204 Karar sayılı kararı ile sanığın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 30/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50, 52 ve 62. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilen 6000,00 TL ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B.İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2023/1849 Esas, 2023/2963 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine ve müsadereye karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz sebepleri; müsadere kararının bozulmasını talep ettiklerine, şikâyetin süresi içinde yapılmadığına, düşme kararı verildiği gibi müsadere kararının da kaldırılması gerektiğine, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi heyeti tarafından itirazların değerlendirilmediğine, bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine elverişli olmadığına, raporda jant kapağının hangi yıla ait olduğuna dair tespit bulunmadığına, dava konusu eşyaların 1960-75 model araçlara ait olduğuna, bilirkişi heyetinin Mahkemeyi yanıltıcı bilgi vererek esasa ilişkin mütalaa niteliğinde rapor düzenlediğine, raporda dava konusu eşyanın şikâyetçi tarafından üretiminin olup olmadığı hususunda raporda bilgi bulunmadığına, jant kapaklarının üretimi 50 yıldır müşteki tarafından yapılmadığından emtia listesinde aktif tescili bulunmadığına, orijinal jant kapağı yerine bagaj arması üzerinden inceleme yapıldığına, orijinal ürün ile karşılaştırma yapılmadığına, ortalama tüketicide yanıltıcı etkisi olmadığına, müsadere yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 30/1. maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tâbi olup, şikâyetçi şirketin yetkilileri tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekâletnamede "Bir gümrük süreci ya da başka bir süreci takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır." şeklindeki kısıtlama bulunmasına rağmen şikâyetçi vekilinin sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka hakkı sahibi firmaların yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği anlaşılmıştır. 2.Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR I.Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Şikâyetçi vekilinin sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka hakkı sahibi firmaların yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II.Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.