Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/730 E. 2025/4631 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/730
Karar No
2025/4631
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/831 E., 2020/2055 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 22.08.2019 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 196.232,00 TL maddi ve 284.666,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 20.318,86 TL ve 35.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, maddi tazminatın 19.478,57 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi;üzüm bağından elde edebileceği gelirinden de mahrum kaldığına, cezaevinde yaptığı harcamalar ve ceza yargılamasındaki avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/348 esas, 2019/466 karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.08.2016-06.11.2017 tarihleri arasında 443 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 06.07.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, öğretmen olarak görev yapan davacının 01.09.2016 tarihinde ihraç edildiği, bu nedenle net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, davacının tutuklu kaldığı süre, sosyal ekonomik durumu, toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tazminat davasının kesinleşeceği süreye kadar davacının elde edeceği parasal değer ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek, sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde belirlenecek makul bir miktarın da manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği değerlendirilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularında davacının 01.09.2016 tarihinde ihraç edilmesi nedeniyle ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasında net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Kamu görevinden 01.09.2016 tarihinde ihraç edilen, Ağustos 2016 maaşını almış olan ve maaşını iade ettiğine dair bilgi bulunmayan davacının maddi kaybının 15.09.2016 tarihinden itibaren hesaplanması ve maddi tazminata bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ihraç tarihinden itibaren maddi tazminata hükmedilmesi ve gözaltı tarihinden itibaren faiz uygulanması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/730, K. 2025/4631, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-730-e-2025-4631-k-b059bd83e992