Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5925 E. 2023/10773 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5925
- Karar No
- 2023/10773
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/640 E., 2021/941 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1.İddianame ile müsaderesi talep olunan suça konu eşyalar hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. 2.Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı ve 67 nci maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi öngörüldüğü ve zamanaşımını en son kesen işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 17.07.2013 tarihi itibarıyla hüküm tarihinde 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. II. KARAR Zamanaşımını en son kesen işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 17.07.2013 tarihi itibarıyla hüküm tarihinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı olup, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2020/640 Esas, 2021/941 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.