Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3338 E. 2024/10382 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3338
- Karar No
- 2024/10382
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/740 E., 2022/1113 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kîsmi bozma Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında şartları oluşmadığı halde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin hatalı olduğuna, kurum lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedildiğine ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığa ait hediyelik eşya dükkanında 22.01.2013, 11.01.2013, 23.01.2013, 01.02.2013 ve 06.03.2013 tarihlerinde ayrı ayrı yapılan aramalarda toplam 1034 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/4. maddesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın alınan savunmasında ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin 6.296,90 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Sanığa kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve ödeme gücü olmadığından etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini açıkça beyan etmesi karşısında Tebliğnamedeki bozma talepli görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18, 3/5, 3/10 ve 3/10-son maddeleri uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması ve belirlenen ceza üzerinden 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinde düzenlenen değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dava konusu olayda ele geçen 1.034 paket gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılmış olması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, davaya katılma hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün vekalet ücretine ilişkin paragrafındaki "Gümrük İdaresi" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine gelmek üzere hükme ''Tarım ve Orman Bakanlığına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.