Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/938 E. 2024/11114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/938
- Karar No
- 2024/11114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/175 E., 2020/146 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında sonuç ceza olarak 3 yıl hapis cezası verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre, sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Suçta Kullanılan Nakil Aracı Yönünden Yapılan İncelemede Suça konu kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, işlenen suça nazaran aracın müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hakkaniyete aykırı olacağı, aracın gizli bölmesinin bulunmadığı ve aracın sahibi olan malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil elde edilemediği, bu itibarla suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yapılan İncelemede Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin "pek hafif" kapsamda olduğu gözetilerek, sanık hakkında 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve lehe düzenlemeler içeren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları gereğince uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 3.Suça konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suçta Kullanılan Nakil Aracı Yönünden Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kısmının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.