Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/27 E. 2024/7558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/27
- Karar No
- 2024/7558
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/681 E., 2019/1244 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2019 tarihli ve 2018/681 Esas, 2019/1244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanması suretiyle bakaya kalmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 61/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a ve 52 nci maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 94660652-105-35-29687-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB - 2022/138085 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB - 2022/138085 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a maddesi kapsamında işlenen bakaya kalmak suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu nazara alındığında; kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 02/11/2009 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03/03/2010 ile yeniden suç işlendiği 08/03/2010 tarihleri arasında 5 gün durmasını müteakip kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı 02/11/2009 tarihinde işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve suçun işlendiği 27/11/2006 tarihinde işlemeye başlayan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle tamamlandığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlünün bakaya kalmak şeklinde gerçekleşen eyleminin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra ve fakat hükmün açıklanmasından önce 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3 üncü ve 4 üncü maddeleriyle değişik (mülga)1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 89 uncu maddesinde yapılan değişiklik dikkate alındığında (barışta ilk kez işleyenlerin eylemlerinin) suç olma vasfını yitirerek kabahate, yaptırımının ise idarî para cezasına dönüştürüldüğü cihetle; Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde kural olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamakla birlikte yargılama konusu olan eylemin daha sonraki bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması hâlinde, mahkemenin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 9 uncu maddesi uyarınca sanık hakkında derhal beraat kararı vermesi gerekeceğinden önceki hükmü açıklaması beklenemeyecektir. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığı ve belirtilen Kanun yolunun niteliği gereği re'sen de giderilemeyeceğinden ayrıntılarına yer verilen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.