Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18975 E. 2024/10330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18975
Karar No
2024/10330
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/80 E., 2015/171 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, Suriye vatandaşı olduğu için kanunları ve eyleminin suç teşkil ettiğini bilmediğine, aracına el koyulup müsadere edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın sürücüsü olduğu 571856 plaka sayılı (Suriye plakalı) araçta Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2015/57 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın bagaj yan döşeme içerisinde, arka koltuk altında ayak basılan yerde iki adet gizli giriş yeri olduğu ve bu zulalı kısım içerisinde kaçak sigara olduğunun tespit edilmesi üzerine toplam 690 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onsekizinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmasında, ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu, zulalı yerlere kendisinin yerleştirdiğini, aracın amcasının oğluna ait olduğunu, ele geçen sigaraları satmak istediğini beyan etmiştir. Nakil aracının... adına kayıtlı, 2011 model ....marka otomobil olduğu, araç içerisinde arka koltuk oturma kısmının altında gizli iki adet bölmenin sonradan oluşturulduğu, bu bölmelere iki adet kapak açıldığı ve zula niteliğinde olduğu, araçtaki bu gizli bölmenin aracın orijinal yapısında yer almadığı dosya arasında yer alan 16.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş, 2. Hükmolunan adlî para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası olarak hatalı gösterilmesi, 3. Ele geçen eşyanın niteliği ve suç tarihi itibarıyla suçtan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu ve yalnızca Gümrük İdaresinin kamu davasına katılmasına karar verildiği halde, gerekçeli karar kısmında Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun da katılmasına karar verildiğinden bahsedilip hüküm fıkrasında da "katılanlar" lehine vekâlet ücretine hükmolunması, 4. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5. Ele geçen gümrük kaçağı sigaraların müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de karar verilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18975, K. 2024/10330, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18975-e-2024-10330-k-271055e38299