Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18095 E. 2026/3907 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18095
Karar No
2026/3907
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/143 D.İş

Kabahatli hakkında, 5553 sayılı Kanun'a muhalefet kabahati nedeniyle, idarenin talebi üzerine Antalya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/5333 D.İş sayılı kararı ile kabahate konu tohumların müsaderesine karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara itirazı üzerine de Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.01.2022 tarihli ve 2022/143 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/94314 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/94314 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda, kabahâtli firma hakkında kayıt altında olmayan tohumlar ile bu tohumlardan yetiştirilen fidelerin dağıtıldığından bahisle idarî para cezası karar tutanağı düzenlenmesini müteakip, anılan tohumlarla ilgili olarak müsadere kararı verilmiş ise de, Kabahâtli vekilinin kanun yararına bozma dilekçesine ek olarak sunduğu, Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 14/06/2021 tarihli ve bila sayılı idarî para cezasının iptaline dair Antalya

5. İdare Mahkemesinin 31/12/2021 tarihli ve 2021/734 esas, 2021/1468 sayılı kararının, mercii Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/01/2022 tarihli kararı öncesinde verildiği, bu halde müsadereye konu tohumlara ilişkin idarî para cezası işleminin iptal edilmesi nedeniyle anılan tohumlar hakkında müsadere kararı verilmeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 5252 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, diğer Kanun'ların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) birinci kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümlerinin, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya kadar ve en geç 31.12.2008 tarihine kadar uygulanacağının belirtildiği, 5237 sayılı Kanun'un 54. ve 55. maddelerinde düzenlenen müsaderenin suçlar için öngörülen bir güvenlik tedbiri olduğu, buna karşılık 5553 sayılı Kanun'un 12/2. maddesinde idari para cezası yaptırımına bağlanan eylemin kabahat olarak düzenlendiği, bu itibarla kabahat nedeniyle, esasen suçlar için öngörülen müsadere tedbirinin öngörülmesinin 5237 sayılı Kanun'un birinci kitabındaki düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği ve 5252 sayılı Kanun'daki yukarıda değinilen düzenleme nedeniyle 01.01.2009 tarihinden itibaren uygulanma imkânının ortadan kalktığı cihetle, 5553 sayılı Kanun'da, 5237 sayılı Kanun'un genel hükümlerine ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ruhu ve mantığına uygun biçimde “mülkiyetin kamuya geçirilmesi tedbiri” öngörülmesi şeklinde bir yasal değişiklik ve düzenleme yapılıncaya kadar 5553 sayılı Kanun'un 12/2 maddesindeki müsadere tedbirinin uygulanması hukuken mümkün olmadığından, müsadere talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18095, K. 2026/3907, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18095-e-2026-3907-k-4d51cf9cf539