Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18092 E. 2024/5369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18092
- Karar No
- 2024/5369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/70 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 52 nci maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2013 tarihli ve 2012/2479 Esas, 2013/261 Karar sayılı kararının 25.11.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18.02.2014 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2022/10 Esas, 2022/70 Karar sayılı kararının Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin istinafı üzerine, istinaf başvurusunun münhasıran vekâlet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek vekâlet ücreti yönüyle sınırlı inceleme sonucu düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararıyla mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 94660652-105-34-13161-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94031 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94031 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin 10/06/2010 olduğu, sanığın savunmasının 10/05/2011 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 07/03/2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25/11/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 18/02/2014 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 25/11/2013 ile 18/02/2014 tarihleri arasında ( 2 ay 24 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 18/02/2014 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, suç tarihi olan 10/06/2010 tarihinden hükmün açıklandığı 15/02/2022 tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, ancak 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin sanığın savunmasının alındığı 10/01/2011 tarihinden hükmün açıklandığı 15/02/2022 tarihine kadar tamamlandığı gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Sanığın yargılama konusu eyleminin, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, sanığın eylemi için anılan madde uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 25.11.2013 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin durduğu, kasıtlı suçun işlendiği 18.02.2014 tarihinden itibaren ise zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği gözetildiğinde, denetim süresinin başladığı tarihle kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında geçen süre de dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımını kesen son sebep olan sanığın 10.01.2011 tarihli savunmasından itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hükmün açıklanması tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı olduğundan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2022/10 Esas, 2022/70 Karar sayılı sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Sanığın eylemi için anılan madde uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, denetim süresinin başladığı tarihle kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında geçen süre de dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımını kesen son sebep olan sanığın 10.01.2011 tarihli savunmasından itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hükmün açıklanması tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu anlaşıldığından sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.