Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17410 E. 2025/10734 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17410
- Karar No
- 2025/10734
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/5074 D.İş KABAHAT : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 10.886,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/2606 D.İş sayılı kararı ile başvurunun kabulüne karar verildiği, kabahatlinin bu karara vekâlet ücreti yönünden itirazı üzerine de Kayseri 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.05.2023 tarihli ve 2023/5074 D.İş sayılı kararıyla itirazın kabulüne karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/90212 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/90212 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/05/2023 tarihli kararına karşı yapılan itiraz üzerine, mercii Kayseri 2. Sulh Ceza Hâkimliğince, hakkında adli işlem yapılan ... ve muterizin ifadelerinin alınarak muterizin hesabına ne amaçla para gönderildiğinin açıklığa kavuşturulması suretiyle karar verilmesi gerektiğinden itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08/12/2021 tarihli ve 2021/20309 esas, 2021/16933 karar sayılı ilamında yer alan, "...İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 29. maddesinde belirtildiği üzere itiraz mercii olduğu nazara alındığında, temyiz veya istinaf mercii gibi hareket ederek dosyadaki eksiklerin ikmali için Hâkimlik kararının kaldırılmasına karar veremeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hükmü uyarınca itiraz konusu olan uyuşmazlığı bizzat kendisinin çözmesi gerektiği, dosyada eksiklikler bulunması hâlinde ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/2020 tarihli ve 2016/11-1150 esas, 2020/148 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, "...kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda emir de..." verebileceği cihetle, anılan Hakimlikçe İzmir 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra itiraz konusu olan idarî para cezası hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Kayseri 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 29. maddesinde belirtildiği üzere itiraz mercii olduğu, bu nedenle temyiz veya istinaf mercii gibi hareket ederek dosyadaki eksiklerin ikmali için Hâkimlik kararının kaldırılmasına karar veremeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan, "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hüküm uyarınca itiraz konusu olan uyuşmazlığı bizzat kendisinin çözmesi gerektiği, dosyada eksiklikler bulunması halinde ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/2020 tarihli ve 2016/11-1150 esas, 2020/148 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, "...kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda emir de..." verebileceği cihetle, anılan Hakimlikçe Kayseri 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra itiraz konusu olan idarî para cezası hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 309-310. maddelerinde düzenlenen “kanun yararına bozma” olağanüstü kanun yollarındandır.
Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında, eylemin subutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı kabul edilmiştir.
Bu itibarla şahsi hak niteliğinde olan vekalet ücretinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin karara yönelik kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.