Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3160 E. 2025/10733 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3160
- Karar No
- 2025/10733
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/2221 D.İş, 2021/4736 D.İş KABAHAT : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 20.000,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/2221 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2021 tarihli ve 2021/4736 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB - 2022/150463 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve KYB - 2022/150463 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/09/2021 tarihli ve 2021/4736 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2021 tarihli ve 2021/2221 değişik iş sayılı başvurunun reddine dair kararının 16/07/2021 tarihinde kabahatli ile aynı konutta ikamet eden yakınına usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olması karşısında, kabahatli tarafından verilen 07/09/2021 tarihli itiraz dilekçesinin 7 günlük itiraz süresinden sonra verildiği gözetilerek, itirazın usulden reddine karar vermek yerine işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2021 tarihli ve 2021/2221 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, 7258 sayılı Kanun’un 5/d maddesine muhalefet edildiğinden bahisle kabahatli hakkında idari yaptırım uygulandığı, bu yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun ise idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğundan bahisle reddine karar verilmiş ise de; 1- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinde yer alan "İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta; a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi, b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller, d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği, Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." hükmünün yer aldığı, somut olayda, idari para cezası karar tutanağı incelendiğinde; 7258 sayılı Kanunun 5/d maddesine muhalefet edildiği ve bu madde uyarınca idari para cezası tesis edildiği belirtilmekle yetinildiği ancak 5326 sayılı Kanun'un 25. maddesinde yer alan idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin ve bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün delillerin açıkça ve denetime esas bir şekilde belirtilmediği, belirtilen kabahat tarihinin dosya ile uyumlu olmadığı gibi idari yaptırım karar tutanağınında denetime engel olacak şekilde tarihsiz olarak düzenlendiği anlaşılmakla, benzer olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/07/2019 tarihli ve 2018/6852 esas, 2019/10768 karar sayılı ilamında değinildiği üzere, başvuruya konu idari para cezası karar tutanağının usulüne uygun düzenlenmemesi karşısında, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan "(1) İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir. (2) İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, kabahat eyleminin karşılığı olarak Kanun Koyucu tarafından cezanın maktu ya da nispi olarak belirlendiği hallerde idarî para cezasına karar verecek mercii kanunda yazılı olanı uygulamak zorunda olmasına karşın cezanın alt ve üst sınırlarının gösterilmesi durumunda belirtilen kabahatin haksızlık içeriği, failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte değerlendirilerek cezayı veren merci tarafından idari para cezasının bireyselleştirilmesi gerektiği, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08/01/2018 tarihli ve 2017/13858 esas, 2018/119 karar sayılı ilamında "...tarihli tutanak haricinde kabahatlinin perakende alkollü içki satışı yapılamayan zaman diliminde alkollü içki satışında bulunduğuna ilişkin başkaca bir delinin bulunmaması ve kabahatlinin ... yılı gelir vergisine tabi kazancının ... Türk lirası olması da dikkate alındığında, işlenildiği iddia olunan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurularak verilen idari para cezasının hakkaniyete uygun olmadığı gözetilmeksizin ... idari para cezasının alt sınırın ... TL, üst sınırının ise ... TL olduğu buna göre idari para cezasının takdiri gerekirken ... Bozulmasına..." şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, idari para cezasının cezayı veren ilgili idare birimi tarafından tüm deliller ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle bireyselleştirilerek takdir edilmediği gözetilmeden, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2021 tarihli ve 2021/4736 D.İş Sayılı Kararına Yönelik İstem Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 10.09.2021 tarihli ve 2021/4736 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Bozma nedenine göre, ihbarnamedeki Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/2221 değişik iş sayılı kararına yönelik bozma istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.