Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/8778 E. 2025/10732 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8778
- Karar No
- 2025/10732
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1979 D.İş KABAHAT : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 8.881,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/3709 D.İş sayılı kararı ile başvurunun kabulüne karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Bakırköy 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/1979 D.İş sayılı kararıyla itirazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 21.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB - 2023/35843 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2023 tarihli ve KYB - 2023/35843 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Bakırköy 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/03/2022 tarihli kararına karşı Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan 14/03/2022 tarihli itiraz hakkında mahalli Hakimliğince bir karar verilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/03/2022 tarihli kararına karşı katılan vekili tarafından, idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmesine rağmen vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şeklî olarak değil, hem maddî olay, hem de hukukî yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı nazara alındığında, itiraz mercii tarafından kabahatli vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazları konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesinde yer alan "Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde..." şeklindeki ifade ile ancak hüküm ve kararların kanun yararına bozma incelemesine konu olabileceğinin düzenlendiği, öte yandan kabahatler nedeniyle uygulanan idari yaptırım kararlarına karşı yapılan başvurular ve itirazlar üzerine başvuruyu ya da itirazı inceleyen Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından yapılacak inceleme sonucunda verilecek karar türlerinin 5326 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci ve sekizinci fıkralarında ve 29. maddesinin üçüncü fıkralarında sayıldığı, bu düzenlemeler ışığında, Bakırköy 7. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından, kabahatlinin, Bakırköy 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli kararına itirazı üzerine, ne 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde sayılan hüküm türleri arasında, ne de 5326 sayılı Kanun'un 29/3. maddesinde sayılan karar türleri arasında yer verilmeyen "karar verilmesine yer olmadığı" şeklindeki kararın kanun yararına bozma yoluyla incelenebilecek mahiyette bir karar olmadığı anlaşılmıştır.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.