Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17148 E. 2024/84 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17148
- Karar No
- 2024/84
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu' na muhalefet HÜKÜM : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile ek kararın onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 13.02.2023 tarihli ve 2020/4002 Esas, 2023/214 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanık hakkında, Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 27.06.2018 tarihli ve 2018/294 Esas, 2018/379 Karar sayılı kararı ile 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'na (6769 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, adli emanette bulunan ürünlerin 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, müsaderesine, 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına verilmiştir. 2.Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediği gerekçesi ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/174 Esas, 2021/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 6769 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, müsadere kararı verilmiş ve yerine getirilmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 19.01.2023 tarihli ve 2022/4002 Esas, 2023/214 Karar sayılı kararı ile ilk derece Mahkemesi kararında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine ilişkin uygulama ve artırımın çıkartılması, vekâlet ücreti bakımından düzeltme yapılması ve müsadere kararı verilmesi ile neticeten 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek sureti ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 13.02.2023 tarihli ve 2022/4002 Esas, 2023/214 Karar sayılı ek kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceğinin belirtildiğine, buna göre, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis ile hapis cezasından çevrilen adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddine dair kararların temyize tabi olabileceği anlamının çıkmakta olduğuna, emsal Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere, kuralın, istinaf kararının temyize tabi olması yönünde olduğuna, temyize tabi olmadığı belirtilen hallerin tahdidi olarak belirtildiğine ve bu hallerden olmayan kararların temyize tabi olduğunun kabul edilmesi gerektiğine, yasa yolunun yanlış gösterilmesi halinde yapılan başvurunun süresinde kabul edilmesi gerektiğine, yasa yolunun belirlenmesinde gerek ilk derece mahkemesi gerekse de istinaf ceza dairesinin yanılmasının, kişi aleyhine sonuç doğurmayacağı gibi başvuru hakkını da ortadan kaldırmayacağına, yanıltma durumunda, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü gerektiğine, temyize konu kararın istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararı olmadığına, kararın hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine dair bir karar olduğuna ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamındaki istisna da olmadığından dolayı temyize tabi bulunduğuna, uygulamaya, bölge adliye mahkemelerine, ilk derece mahkemelerine ışık tutabilecek bu yöndeki hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olup olmadığının nitelendirilmesinin yararlı olacağına, buna göre temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerekirken yasa yolunda yanılgıya düşülerek kesin olarak karar verilmesinin usule aykırı olduğuna, birden fazla katılana karşı marka hakkına tecavüz suçundan yapılan kovuşturma sonucunda ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının usul ve yasaya uygun olduğuna, dairece yapılan istinaf incelemesinde, vekâletnamedeki ibarelerin şikâyet için izin kısıtlaması olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün zincirleme suç yönünden kaldırılarak, yerine karar yerinde belirtildiği şekilde sadece diğer katılana karşı işlenen eylem nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesinin isabetli olmadığının değerlendirildiğine, dolayısıyla ibraz edilen vekâletnamenin şikâyet yönünden izin kısıtlaması taşımadığına, şikayetin yasal olarak geçerli olduğuna, sanığın iddianameye konu atılı suçu birden fazla katılana karşı işlediğinin sabit olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “...temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 13.02.2023 tarihli ve 2022/4002 Esas, 2023/214 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.