Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/16575 E. 2024/9974 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16575
- Karar No
- 2024/9974
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/384 E., 2023/293 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : a) Birleşen 2016/1 Esas sayılı davanın reddi b) Birleşen 2016/45 ve ana dava dosyası kapsamında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; verilen kararın usule, kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine, dava konusu sigaralardan imha edilenler yönüyle de müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; münhasıran mahkûmiyet kararına ilişkin olup, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrasından önce uygulanması gerekirken, kanun maddelerinin uygulanma sırası karıştırılmak suretiyle hüküm tesis edildiğine ilişkindir. 3.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin temyiz istemi; münhasıran mahkûmiyet kararına ilişkin olup, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, suça sürüklenen çocuğa etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığına, bir kısım lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE 29.05.2015 tarihli olayda; saat 01.30 sıralarında parkın yanında bulunan transit marka araçtan koliler indirildiği ve indirilen kolilerin içerisinde kaçak sigara olabileceği şeklindeki ihbar üzerine, kolluk görevlileri tarafından bahse konu yere gidildiği, adres önünde 15-18 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuğun babası olan .... adına kayıtlı ....plaka sayılı minibüsün olduğunun ve dışarıdan bakıldığında içerisinin boş olduğunun görüldüğü, bu sırada kolluk görevlilerinin yanına gelen suça sürüklenen çocuğun, görevlilere ahırda sigara olduğunu söylediği ve ahırda 27.142,83 TL gümrüklenmiş değere sahip 400 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun babasının kuzeni olan tanık N.K mahkemedeki beyanında; sigaraların yakalandığı yerin suça sürüklenen çocuğa ait olduğunu, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğu bahse konu yere koli taşırken gördüğünü, daha sonra polislerin gelerek suça sürüklenen çocuğun kolileri taşıdığı yerde arama yaparak kaçak sigara ele geçirdiklerini öğrendiğini belirtmiştir. 09.10.2015 tarihli olayda; suça sürüklenen çocuğun yolcusu bulunduğu minibüste, kolluk görevlileri tarafından önleme araması kararı ile yapılan aramada suça sürüklenen çocuğa ait, 3.527,49 TL gümrüklenmiş değere sahip 50 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Bu olaylara ilişkin olarak suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ayrı kamu davaları açıldığı, ayrı açılan kamu davalarının kovuşturma evresinde zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi amacıyla birleştirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun her iki olaya ilişkin savunmalarında ikrarda bulunduğu görülmüştür. Dairemizin 24.05.2022 tarihli ve 2020/6233 Esas, 2022/9983 Karar sayılı kararında Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/507 Esas, 2016/309 Karar sayılı kararı ile verilen nakil aracının iadesine ilişkin kararın onanarak kesinleştiği gözetilmeden nakil aracı hakkında yeniden karar verilmesi hukuki değerden yoksun olup nakil aracı ile ilgili yeniden verilen karar inceleme dışı bırakılmıştır. A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Birleşen 2016/1 Esas Sayılı Davanın Reddine İlişkin Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 09.10.2015 tarihli eyleme ilişkin olarak 06.11.2015 ve 30.12.2015 tarihli iddianamelerle 2 ayrı dava açılmış olup, sonra açılan Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1 Esas ve 2016/64 Karar sayılı birleşen dava dosyasına ilişkin davanın mükerrer olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca birleşen 2016/1 Esas sayılı davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan ... İdaresi Vekili, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Birleşen 2016/45 ve Ana Dava Dosyası Kapsamında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Dava konusu olaylarda suça sürüklenen çocuğun uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan kaçak sigaraların ele geçirilmesi, tanık beyanı ve suça sürüklenen çocuğun ikrarına göre, atılı zincirleme kaçakçılık eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Suça sürüklenen çocuğa 13.04.2023 tarihli celsede usulünce etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu anlaşılmakla; bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece dava konusu 450 karton kaçak sigaranın tamamının müsaderesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; imha edilen sigaralar için müsadere kararı verilmediği yönündeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim uygulanarak cezasında 1/6 oranında indirim yapıldığı, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereği ertelendiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerektiği, suça sürüklenen çocuğun kaçakçılık suçundan doğan zararı gidermemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olmadığı, yine 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilebilmesi için kısa süreli olması gerektiği, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının miktarına göre 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbikinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun lehine olan hükümlerin nazara alınmadığına ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiş hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.