Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15676 E. 2025/4114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15676
- Karar No
- 2025/4114
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA HÂKİMLİĞİ : İstanbul Anadolu 2.Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/4447 Değişik iş KABAHATLİ : ... KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yarıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunu'un 3/1. maddesine aykırı davranmaktan kabahatli ... hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2021 tarihli ve 2020/839 defter, 2021/167 sayılı kararı ile 7.469,50 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair karara yönelik başvurunun reddine ilişkin İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/3739 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.08.2021 tarihli ve 2021/4447 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64812 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64812 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunu'un 3/1. maddesindeki "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.", Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 1/2. maddesindeki "Bu Karar'a ve bu Karar'ın uygulanması amacıyla Bakanlık'ça yayımlanacak tebliğlere muhalefet 1567 sayılı Kanun'la ek ve tadillerine muhalefet sayılır. " ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (tebliğ no: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin (tebliğ no: 2018-32/52) 8/1. maddesindeki "Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, Kadıköy 24. Noterliğinin 25/12/2014 tarihli ve 29305 yevmiye numaralı 'Taşımaz Satış Sözleşmesi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat' sözleşmesinin döviz üzerinden düzenlendiği ve anılan 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliği gereğince süresi içerisinde Türk parası üzerinden belirlenmediğinden bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27/05/2021 tarihli kararı ile kabahatli hakkında idarî para cezası uygulanmış ise de, Hukuk Genel Kurulunun 27/10/2022 tarihli ve 2022/(15)6-646 esas, 2022/1399 karar sayılı ilamında "...18. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ve yasal mevzuat irdelenmelidir.19. Somut olayda uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 355. maddesinde “İstisna akdi” olarak tanımlanan, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ise (TBK) 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.20. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.21. Bu noktada eser sözleşmesinin bir türü olan “kat karşılığı inşaat sözleşmesi” başka bir ifadeyle “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” ile ilgili açıklama yapılmasında fayda vardır.22. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi; bir yönüyle arsa sahibinin koşullar gerçekleştiğinde sahibi olduğu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmını yükleniciye devretmesini öngörürken, diğer yönüyle de, yüklenicinin yapacağı inşaat bakımından arsa sahibine karşı yükümlülüklerini gösteren, tapulu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmının devrine ilişkin vaadi ve eser sözleşmesini içeren, iki tipli karma bir sözleşmedir. Başka bir anlatımla yüklenici yönünden inşaat yapma yükümlülüğünü, arsa sahibi yönünden ise tapuda pay intikal ettirme yükümlülüğünü içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesi, hem inşaat yapma hem de satış vaadi sözleşmesini bünyesinde birleştiren özel bir sözleşme türüdür. 23. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu, arsa sahibinin maliki olduğu arsa üzerine yapılacak bina inşaatıdır. Yüklenici, finansmanını sağlayarak, lüzumunda sanat, beceri ve emek sarfıyla bir bina (inşaat) meydana getirmeyi üstlenirken, arsa sahibi de buna karşılık arsa payı devri suretiyle bir bedel ödemeyi borçlanmaktadır. Bu sözleşmede ücret (bedel) arsa sahibi tarafından ayın olarak ödenmektedir...." şeklinde belirtildiği üzere, Taşımaz Satış Sözleşmesi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin eser sözleşmesinin bir türü olduğu anlaşılmakla, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (tebliğ no: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin (tebliğ no: 2018-32/52) 8/1. maddesindeki "Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar." şeklindeki düzenleme karşısında, yurt içinde yer alan gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacağı, somut olayda, taşımaz satış sözleşmesi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin bir satış sözleşmesi olmadığı, eser sözleşmesi olduğu, bu haliyle idarî para cezasına konu olamayacağı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 4/1-g maddesinde, ''g) (Ek:RG-13/9/2018- 30534-C.K.-85/1 md.) Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.'' hükmü mevcut olduğu ve eser sözleşmelerine de anılan düzenleme kapsamında yer verildiği, yine aynı Kararın Geçici 8. maddesinde ''Bu Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında; Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenir.'' hükmüne yer verildiği görülmekle birlikte, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ 'in (Tebliğ No: 2008-32/34) 8/8. maddesinde yer alan '' (8) Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür." yönündeki düzenleme dikkate alındığında, idarî yaptırıma konu eser sözleşmesinin döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmesi olup olmadığı hususunda yapılacak incelemenin sonucuna göre muterizin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.08.2021 tarihli ve 2021/4447 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.