Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5313 E. 2025/2970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5313
- Karar No
- 2025/2970
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1900 Değişik İş SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2012 tarihli ve 2011/1018 Esas, 2012/429 Karar sayılı kararı ile 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Gümrük İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.09.2014 tarihli ve 2014/8189 Esas, 2014/15387 Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararı ile kesinleşmesine müteakip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2014 tarihi olarak belirlenen kesinleşme tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine ilişkin İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ek kararına yönelik itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair merci İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli ve 2023/1900 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 94660652-105-35-3301-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/75432 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/75432 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2012 tarihli kararının süresinde temyiz edilmemesi sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve 2014/8189 esas, 2014/15387 sayılı kararı ile temyiz isteminin usulden reddine karar verilmesini müteakip, kesinleşme tarihinin 16/09/2014 tarihi olarak kabulü ile kesinleşme şerhi düzenlenmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının kesinleşme tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine ilişkin İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2023 tarihli ek kararına karşı yapılan itiraz üzerine, Mahkemesince uyarlama yargılaması yapıldığı, uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm ortadan kalktığından bu hükmün kesinleşme tarihinin düzeltilmesi yönündeki itiraz hususunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, uyarlama yargılamasında kazanılmış hak sadece ceza miktarı ile sınırlı olup, uyarlama yargılaması sonucunda hükümlü hakkında yine mahkumiyet kararı verilmesi halinde, anılan kararın kesinleşme tarihi değişmiş olsa dahi sonradan işlenen suçlar açısından tekerrüre esas teşkil etmeye devam edeceği, bu durumda da uyarlama yargılaması yapılmadan önce verilen kararın kesinleşme tarihinin önem arz ettiği cihetle, itiraz üzerine esastan inceleme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları, "Kanun yararına bozma" başlığı altında 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle, kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için, hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 tarihli ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere; kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olduğundan, hukuka aykırılığın kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır. 2. Her ne kadar İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, Mahkemece 16.09.2014 olarak belirlenen kesinleşme tarihinin düzeltilmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın merci tarafından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca ancak "hükümdeki hukuka aykırılık" nedeniyle kanun yararına bozmaya konu edilebileceği, mahkemeler tarafından düzenlenen kesinleştirme şerhlerinin, koşulları oluştuğu takdirde her zaman değiştirilmesi mümkün işlemler olduğu anlaşılmakla, mahallinde her zaman giderilmesi mümkün olan bu hukuka aykırılığın, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.