Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/2734 E. 2025/8874 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2734
- Karar No
- 2025/8874
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/936 E., 2024/41K. SUÇ : Hakaret KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/16976 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27/10/2010 tarihli ve 2010/6651-11103 karar sayılı ilâmında, "sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi ve cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gibi..." şeklinde yer alan açıklamalar ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-d maddesinde yer alan “Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya çevrilebilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın mahkûm olduğu 1 ay 26 gün hapis cezasının seçenek yaptırımlardan olan belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya çevrilmesi hâlinde, yukarıda izah edildiği üzere düzenlemede geçen “bir katına” ibaresinin ceza miktarı kadar süre olarak anlaşılması gerektiği, uygulanacak tedbir süresinin verilecek ceza miktarını aşmaması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 50/1-d. maddesinde yer alan “Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya çevrilebilir.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. İncelenen dosyada; sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun'un 50/1-d maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilirken, cezanın bir katı ibaresinden anlaşılması gerekenin ceza miktarı olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan mahkumiyet yönünden seçenek yaptırımın süresinin hükmolunan cezadan daha fazla belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli ve 2023/936 Esas, 2024/41 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden hükmün ilgili kısmındaki "3 ay süreyle" ibaresi çıkarılıp yerine "1 ay 26 gün süreyle" ibaresinin eklenmesi, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.