Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/1464 E. 2023/10654 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1464
- Karar No
- 2023/10654
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/975 E., 2020/1470 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 26.10.2020 tarihli asıl kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın temyizi üzerine verilen 26.11.2020 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2018 tarihli ve 2015/160 Esas, 2018/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na (2863 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 1 yıl 4 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesine muhalefet suçundan 12 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 91 inci maddesine muhalefet suçundan 2 ... 30 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Sanık ... katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/975Esas, 2020/1470 Karar sayılı asıl kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a muhalefet suçu bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine, katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesine aykırılık suçu bakımından İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi gereği hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesine aykırılık suçu bakımından İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ve sanık hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/975 Esas, 2020/1470 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin 26.10.2020 tarihli asıl karara yönelik temyiz isteği, hüküm kurulmasına yer olmadığı ve beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna, sanığın işgal ve faydalanma suçunu işlediğinin sabit olduğuna, sanık hakkında ağaç kesme suçundan verilen beraat kararının ... olmadığına ilişkindir. 2.Sanığın 26.11.2020 tarihli ek karara yönelik temyiz isteği, mahkûmiyete ilişkin hükmün bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay tutanağına göre, 30.09.2014 tarihinde izinsiz kazı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk tarafından olay yerine gidildiği, kazı yerinde 6 şahsın tespit edildiği ve bu şahıslardan ..., ... ve ... isimli şahısların 11.09.2014 tarihli izinsiz kazı olayının şüphelileri olduğunun anlaşıldığı, 05.10.2014 tarihli suç tutanağında orman alanında 135 metrelik yol açıldığı, 65 m2 lik çukur kazıldığı ve 400 m2 lik alanda açma yapıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmalarında, olay yerine temyiz dışı sanık ... ile gittiğini, uyurken jandarmanın geldiğini, kazı yapmadığını beyan etmiştir. 3.Mahallinde yapılan keşif sonucu arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerde iş makinesi ile üç adet çukur açıldığı, çukur içinde ve etrafında kültür varlığına rastlanmadığı, suça konu yerin arkeolojik sit alanı olmadığı tespit edilmiştir. Orman bilirkişisinin hazırladığı raporda kesinleşmiş orman parseli sınırları içinde meşe ağaççıklarının köklendiği, 248 m2 lik yol yapıldığı, 359 m2 lik yer kazıldığı, toprağın üretim gücünden faydalanma düşüncesi olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında hem 2863 sayılı Kanun'a aykırılık hem de 6831 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dava açıldığı, işgal ve faydalanmanın temadi ettirildiğine dair dosyaya yansır saptama olmayışı, bilirkişi raporlarında toprağın verimliliğine yönelinmediğinin belirtildiği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmünün değerlendirilmesi ve tatbiki gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince en ağır yaptırım içeren suç açısından hüküm kurulması gerekirken, her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması hukuka aykırı bulunarak, sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bilirkişi raporundan ve fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere, alandan temizlenen ve köklediği anlaşılan emvalin meşe ağaçcıkları olması sebebiyle eylemlerin 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen kabahati oluşturduğu, eylem tarihinden itibaren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20 nci maddesinde belirtilen 3 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği anlaşıldığından, sanık hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı bulunarak, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine ve sanık hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına, karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. V. GEREKÇE A.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/975 Esas, 2020/1470 Karar sayılı Ek Kararı Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/975 Esas, 2020/1470 Karar sayılı Asıl Kararı Yönünden Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kepçe ile kazı yapma ve yol açma şeklinde gerçekleşen olayda, bilirkişi raporu ile meşe ağaççıklarının köklendiğinin ve toprağın verim gücünden yararlanmaya yönelik eylem olmadığının tespit edilmesi, sanık savunmaları, dava dosyası içeriğine ve Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesine göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü ve 91 inci maddelerine aykırılık suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak işgal ve faydalanma suçu bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına ve ağaç kesme suçu bakımından sanığın beraati ile idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/975 Esas, 2020/1470 Karar sayılı Ek Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/975 Esas, 2020/1470 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/975 Esas, 2020/1470 Karar sayılı Asıl Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/975Esas, 2020/1470 Karar sayılı asıl kararında katılan ... İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gördes Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.