Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14455 E. 2023/10660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14455
- Karar No
- 2023/10660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2900 E., 2022/5524 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Direnme (İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılması suretiyle sanığın beraatine) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2900 Esas, 2022/5524 Karar sayılı kararı ile Dairemizin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/28497 Esas, 2022/10383 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2018/350 Esas, 2019/1375 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine, sanıktan ele geçirilen yerli açık tütünler yönünden idarî para cezası ile cezalandırılmasına, açık tütünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/1152 Esas, 2020/2051 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşma açılmadan yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 3.Yukarıdaki bentte bahsi geçen kararın, katılan vekili ve vekâlet ücreti yönünden de sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2021/28497 Esas, 2022/10383 Karar sayılı ilâmıyla "...sanığa ait ticari iş yerinde bulunan 110 paket sigara ve sanığın kullandığı kardeşine ait depodan 1228 paket sigara ve 180 kg kıyılmış tütün her ne kadar usulüne uygun arama kararı olmadan ele geçirilmiş ise de, sanığın istikrarlı beyanlarına istinaden ticari işyerinde ve sanığın kullandığı depoda ele geçen kaçak sigaraların bizzat sanık tarafından satın alındığının ve ticari iş yerinde satışa da arz edildiğinin ikrarı karşısında sanığın müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile arama kararının usulsüzlüğüne dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2900 Esas, 2022/5524 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanığın aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcılarının temyiz istekleri; sanığın ticari işyerinde ve kullandığı depoda ele geçen kaçak sigaraların bizzat sanık tarafından satın alındığı ve ticari işyerinde satışa arz edildiğinin ikrarı karşısında Yargıtay bozma ilâmına uyularak atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine yetersiz ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile direnilmesine karar verilmesine, sanık müdafinin mazeretine yönelik olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın bitirilerek karar tesis edilmesi nedenleriyle hükmün bozulması telebine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteği; Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir. 3.Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın beraatine karar verildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay günü kaçakçılık suçlarının önlemeye yönelik kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanığa ait Bitlis-Adıyaman Tütüncüsü isimli işyerine gidilerek gözle yapılan kontrolde raflarda ve yerlerde çeşitli markalarda bandrol ve Türkçe ibare bulunmayan sigaraların bulunduğu görülmesi üzerine Cumhuriyet savcısının arama kararı uyarınca sanığın işyerinden 110 paket bandrolsüz sigara, sanığın ağabeyi adına kayıtlı tekstil dükkanında ise 180 kg kıyılmış tütün ile 1.228 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. 2.Sanık aşamalardaki savunmasında;"Bitlis-Adıyaman Tütüncüsü" isimli işyerinin kendisine ait olduğunu, olay günü anılan işyerinde ve ağabeyine ait tekstil dükkanında ele geçen sigara ve tütünün kendisine ait olduğunu, tütünleri Adıyaman'dan aldığını, sigaraları ismini bilmediği bir şahıstan satın aldığını ve faturasının bulunmadığını, tütün ve sigaraları işyerinde satmak amacıyla bulundurduğunu, sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3.Dosyada mevcut 11.02.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda ele geçen sigaraların yabancı menşeili, bandrolsüz ve kaçak, kıyılmış tütünün ise yerli üretim olduğu belirlenmiştir. IV.GEREKÇE Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince usulünce alınmış bir arama kararı bulunmadığı, somut olay özelinde sanığın hazırlık ve yerel mahkemedeki savunmalarında suça konu ürünlerin kendisine ait olduğunu, satmak amacıyla bulundurduğunu, sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini söyleyerek tevilli olarak ikrarda bulunsa dahi bu ikrarın hangi sebeple yapıldığının meçhul olduğu, kaldı ki somut olay üzerinde hukuka aykırı olarak ele geçirilen suçun maddi konusunu ve delilini oluşturan eşyalar hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere değerlendirme dışı tutulması gerektiği, bu durumda ikrarın tek başına suçun delili olarak görülemeyeceği, zira değerlendirme dışı tutulan sigara ve tütünün yok hükmünde kabul edilerek soyut ikrarın sanığın mahkumiyetine gerekçe olamayacağı, aksi halde dosya kapsamında maddi gerçek isabetle belirlenmiş olsa dahi hukukun genel ilkeleri düşünüldüğünde usulsüz yapılan arama işlemine değer verilmesi halinde genel anlamda hukuki güvenlik yok olacağını, elbette ki hukuki güvenlik somut olaya göre daha öncelik arz edeceğinden sanığın ikrarına değer verilmeyerek sözü edilen Ceza Genel Kurulu kararları doğrultusunda direnme kararı verilmiş ise de; Kolluk görevlilerince yapılan kontrollerde sanığın iş yerinde, sanık tarafından da imzalanmış olan tutanakta belirtildiği üzere, gözle yapılan kontrolde işyeri raflarında ve yerlerde çeşitli markalarda bandrol ve Türkçe ibare bulunmayan sigaraların bulunduğunun görüldüğü ve sanığın ağabeyine ait işyerinde siyah poşetler içerisinde kaçak sigaraların ele geçtiği, sanığın yürüttüğü meslek gereği tekel ürünlerinin ancak dağıtıcı firmalar tarafından piyasaya sürülebileceğini, haricen ve tanımadığı bir şahıstan satın alınan sigaraların kaçak olduğunu bilmesi gerektiği, kaçak olduğu bilinerek satın alınan suça konu sigaraların kişisel kullanım amacıyla değil ticari amaçla iş yerinde bulundurulduğunun da mahkemesince usulüne uygun şekilde alınmış olan 18.10.2018 tarihli duruşmadaki sanık savunmasında; Bitlis-Adıyaman Tütüncüsü isimli işyerinin kendisine ait olduğunu, olay günü anılan işyerinde ve ağabeyine ait tekstil dükkanında ele geçen sigara ve tütünün kendisine ait olduğunu, tütünleri Adıyaman'dan aldığını, sigaraları ismini bilmediği bir şahıstan satın aldığını ve faturasının bulunmadığını, sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini, tütün ve sigaraları işyerinde satmak amacıyla bulundurduğunu beyan ederek şüpheye yer bırakmayacak açık bir ikrar ile belirtilmesi karşısında, sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda değinilen gerekçeler ile verilen direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/2900 Esas, 2022/5524 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2021/28497 Esas, 2022/10383 Karar sayılı bozma kararının, DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, Oy birliğiyle, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.