Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13002 E. 2026/3498 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13002
Karar No
2026/3498
Karar Tarihi

HÂKİMLİĞİ : İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1818 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

.....adlı sitesinde ve başvuru dilekçesinde belirtilen diğer internet sitelerinde yayınlanan paylaşımın içeriğine ilgilisi ... vekili tarafından yapılan erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması talebinin reddine dair İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.03.2022 tarihli ve 2022/1508 Değişik İş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.03.2022 tarihli ve 2022/1818 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54136 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54136 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre; Kişilik haklarının ihlâl edildiğinden bahisle ilgilinin vekili aracılığıyla erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması talebinde bulunulması üzerine, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11/03/2022 tarihli kararı ile, talebe konu paylaşım içeriklerin kişilik haklarını ihlal edecek unsurların ilk bakışta tespit edilemediği, talebin çekişmeli yargılamaya konu edilmesi gerektiği, bu aşamada içeriklerin basın ve ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de; 29/07/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun 5'inci maddesi ile değişik 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan "(1)İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir." şeklindeki hüküm gereğince ve anılan maddenin 3. fıkrasında “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, söz konusu internet sitesindeki paylaşım içeriklerinin kişilik haklarını zedeleyip zedelemediği hususunda Hakimlikçe bir değerlendirme tutanağı düzenlenmeden müşteki vekilince dilekçenin verildiği aynı gün matbu olduğu değerlendirilen gerekçeler ile itirazın reddine karar verildiği, gerek başvuru dilekçesinde gerekse dosya kapsamında bulunan başvuruya konu internet hesaplarının URL adreslerinin ve ekran görüntülerinin yer aldığı içeriklere erişilip erişilemediği ve içeriklerin nelerden ibaret olduğu Hakimlikçe veya uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilip, denetime ve incelemeye esas olacak şekilde dosya arasına alındıktan sonra talep hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Başvurunun yasal dayanağını oluşturan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli ve 2020/76 Esas, 2023/172 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının da inceleme tarihi itibarı ile yürürlükte bulunduğu sabit ise de, kanun yararına bozma incelemesinin, incelemeye konu kararın kesinleştiği tarihteki yasal düzenlemeler uyarınca yapılması gerektiği anlaşılarak yapılan incelemede; İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebi üzerine, talebe konu içeriklerin kişilik haklarına zarar verip vermediği konusunda Hâkimlikçe bir değerlendirme tutanağı düzenlenmesi hususunda ve başvuruya konu internet hesabının URL adresinin ve ekran görüntülerinin yer aldığı içeriklere erişilip erişilemediği ve içeriklerin nelerden ibaret olduğunun uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilip, denetime ve incelemeye esas olacak şekilde dosya arasına alınmasında da yasal zorunluluk bulunmadığı sabit ise de, başvuru ekinde yer alan CD içeriğinde açıkça videolara ilişkin çözüm bulunmadığı anlaşılmakla, başvuruya konu link sayısının fazlalığı da dikkate alındığında, içeriklerin nelerden ibaret olduğunun uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiği ve sonucuna göre başvuru bakımından değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep kısmen yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus kısmen yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2. İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.03.2022 tarihli ve 2022/1818 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13002, K. 2026/3498, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-13002-e-2026-3498-k-00d97579e7c0