Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11782 E. 2023/9317 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11782
- Karar No
- 2023/9317
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 1992/260 E., 2001/335 K. SUÇ : 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanılar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE Sanıklara atılı suç için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında 8 yıldan 12 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı cezanın öngörüldüğü ve 19.07.2003 - 31.03.2007 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin son fıkrasında toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun somut olayda gerçekleşmediği ve sanıkların eyleminin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından,
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile aynı Kanun'un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıllık olağan ve 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımını en son kesen işlem olan 07.11.2001 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin temyiz inceleme gününde dolduğu ve ele geçen eşyanın bizatihi suç oluşturması sebebiyle müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak 153 bağ kerestenin 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.